<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:admin="http://webns.net/mvcb/"
     xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
<channel>
<title>Son Dakika Haberler, Güncel Gelişmeler beykoz haber sitesi &#45; Recep Ekerel</title>
<link>https://beykozunsesi.com.tr/rss/author/recep-ekerel</link>
<description>Son Dakika Haberler, Güncel Gelişmeler beykoz haber sitesi &#45; Recep Ekerel</description>
<dc:language>tr</dc:language>
<dc:rights>© 2025 Beykoz’un Sesi Tüm hakları saklıdır.</dc:rights>

<item>
<title>Anahtar Parti’nin Beykoz’daki Yükselişi Neden Sürpriz Değil?</title>
<link>https://beykozunsesi.com.tr/anahtar-partinin-beykozdaki-yukselisi-neden-surpriz-degil</link>
<guid>https://beykozunsesi.com.tr/anahtar-partinin-beykozdaki-yukselisi-neden-surpriz-degil</guid>
<description><![CDATA[ Bu platformda yayımlanan köşe yazıları, yazarların kişisel görüşlerini yansıtır. www.beykozunsesi.com.tr, bu içeriklerden sorumlu tutulamaz. ]]></description>
<enclosure url="https://beykozunsesi.com.tr/uploads/images/202605/image_870x_6a117f5593f4a.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 11 Jun 2026 11:49:38 +0300</pubDate>
<dc:creator>Recep Ekerel</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<h2>Anahtar Parti’nin Beykoz’daki Yükselişi Neden Sürpriz Değil?</h2>
<p>Yavuz Ağıralioğlu liderliğinde kurulan Anahtar Parti’nin (A Parti) Beykoz gibi muhafazakar-milliyetçi hassasiyetleri yüksek, karadeniz havzasının ve mahalle kültürünün güçlü olduğu bir ilçede karşılık bulması ve yükselişe geçmesi sürpriz değil.</p>
<p>Beykoz halkının iki büyük blok arasına sıkışmaktan yorulduğu, "partizanlık ve kişi sevdası semte zarar veriyor" diyerek tepki gösterdiği bu dönemde, yeni bir soluk arayışı bu yükselişi doğrudan tetikliyor.</p>
<p>Anahtar Parti’nin Beykoz zemininde bu denli dikkat çekmesinin ve taban bulmasının arkasında birkaç temel dinamik yatıyor:</p>
<h2>1. "Sıkışmışlık" Hissine Alternatif Olması</h2>
<p>Beykozlu seçmen uzun süredir mevcut büyük siyasi yapılar arasında bir tahterevalli siyasetine zorlandığını hissediyor. Anahtar Parti, tam da bu noktada "AK Parti giderse ne olur, CHP gelirse ne olur" korku siyasetinin yarattığı boşluğu doldurmaya aday bir "nefes" alanı olarak kendini konumlandırıyor. Tepkisel ama devlet geleneğine sadık seçmen için güvenli bir liman görüntüsü veriyor.</p>
<h2>2. Söylem Dili ve Bölgesel Uyum</h2>
<p>Yavuz Ağıralioğlu’nun Karadeniz kökenli (Trabzonlu) oluşu, memleket meselelerini ele alırken kullandığı yapıcı, liyakat vurgulu ve kucaklayıcı hitabet dili, Beykoz’un demografik yapısıyla çok hızlı senkronize oluyor. Beykoz, Karadeniz kültürünün, hemşehri bağlarının ve geleneksel değerlerin çok güçlü olduğu bir yer. Dolayısıyla partinin genel siyasi çizgisi, ilçenin sosyolojik dokusuna yabancılık çekmiyor.</p>
<h2>3. Yerel Yönetim ve "Üvey Evlat" Tepkisi</h2>
<p>Beykoz’un kronikleşen mülkiyet, imar ve yerel hizmet sorunlarının yıllardır çözülememiş olması, kemikleşmiş parti aidiyetlerini zayıflattı. Seçmen artık "ceketimi assam kazanırım" mantığına ya da kişisel networklerle yürütülen yerel siyasete fatura kesmek istiyor. Anahtar Parti’nin liyakat, adalet ve ortak akıl vurgusu; semtte hak ettiği değeri görememekten dert yanan sivil toplum liderlerinde ve yerel tabanda bir alternatif üretme iştahı doğuruyor.</p>
<h2>Beykoz Siyasetinde Yeni Dönem</h2>
<p>Beykoz siyasetinde tapulu seçmen dönemi artık kapanıyor. Halk, tabelalara veya yukarılardan işaret edilen kişilere değil; Beykoz’un dertlerini kendi derdi bilen, liyakatli kadrolara bakıyor.</p>
<p>Bu yükseliş dalgasının kalıcı bir başarıya dönüşmesi, partinin Beykoz'un kendi içinden çıkan, sivil toplumu ve yerel dinamikleri iyi bilen "öz evlatlarını" ne kadar doğru değerlendireceğine ve yerelde ne kadar güçlü, partizanlıktan uzak bir teşkilat modeli ortaya koyacağına bağlı olacaktır.</p><br><p><b>Kaynak: Beykozun Sesi</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Beykoz’da Engelli Kardeşlerimizin Sesi: Haklı Bir İsyan ve Çözüm Çağrısı</title>
<link>https://beykozunsesi.com.tr/beykozda-engelli-kardeslerimizin-sesi-hakli-bir-isyan-ve-coezum-cagrisi</link>
<guid>https://beykozunsesi.com.tr/beykozda-engelli-kardeslerimizin-sesi-hakli-bir-isyan-ve-coezum-cagrisi</guid>
<description><![CDATA[ Bu platformda yayımlanan köşe yazıları, yazarların kişisel görüşlerini yansıtır. www.beykozunsesi.com.tr, bu içeriklerden sorumlu tutulamaz. ]]></description>
<enclosure url="https://beykozunsesi.com.tr/uploads/images/202605/image_870x_6a117f5593f4a.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 07 Jun 2026 16:42:48 +0300</pubDate>
<dc:creator>Recep Ekerel</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<h2>Bir İlçenin Vicdanı Engelli Bireylere Verdiği Değerle Ölçülür</h2>
<p>Bir şehrin, bir ilçenin gelişmişlik düzeyi ve vicdanı; gökdelenleriyle, yollarıyla değil, en başta özel gereksinimli bireylerine, yani engelli kardeşlerimize verdiği değerle ölçülür.</p>
<p>Bugün Beykozumuzda yükselen bu çığlık, sadece bir sitem değil; adaletin, hakkaniyetin ve toplumsal vicdanın açık bir tezahürüdür.</p>
<p>Engelli kardeşlerimizin eğitim, ulaşım, istihdam ve sosyal alan yetersizliği gibi en temel konularda yalnız bırakılması, yerel yönetim anlayışında çok büyük bir boşluğun ve eksikliğin göstergesidir.</p>
<p>Soruyoruz: Beykoz Belediyesi bu haklı ses karşısında niçin sessiz ve desteksiz kalıyor?</p>
<h2>Verilen Sözler ve Yaşanan Mağduriyetler</h2>
<p>Engelli derneklerinin, vakıflarının ve bizzat bu zorlukları yaşayan ailelerin en büyük mücadelesi, çocuklarının dört duvar arasından çıkıp hayata karışabileceği, eğitim alabileceği güvenli alanlara kavuşmaktır.</p>
<p>Belediyelerin asli görevlerinden biri de bu alanları tahsis etmek ve kamunun malını kamunun en dezavantajlı, en kırılgan grubuna hizmet edecek şekilde organize etmektir.</p>
<p>Beykoz Belediyesi’ne ait tapulu araziler, mülkler ve tesisler dururken; engelli kardeşlerimizin gelişimi, eğitimi ve sosyalleşmesi için talep edilen yerlerin verilmemesi, hatta iddia edildiği gibi önceden söz verilen veya planlanan yerlerin yönetim değişince başka odaklara, başka görüşlere devredilmesi kabul edilemez bir yönetim hatasıdır.</p>
<h2>Engelliler Bu İlçeye Fazla mı Geliyor?</h2>
<p>Beykoz’un öz evlatlarına bulunamayan yerler, hangi önceliklere göre başkalarına tahsis ediliyor?</p>
<p>Bu sorular, sadece birer soru değil; Beykoz halkının vicdanında yara açan birer gerçektir.</p>
<h2>Çözüm Bekleyen Temel Sorunlar</h2>
<p>Beykoz, coğrafi yapısı itibarıyla zaten ulaşım zorlukları barındıran bir ilçe. Bu zorluğun üzerine bir de yerel yönetimin koordinasyonsuzluğu ve ilgisizliği eklenince, engelli kardeşlerimiz için hayat iki kat daha zorlaşıyor.</p>
<p>Bugün ilçemizde acilen çözülmesi gereken başlıca sorunlar şunlardır:</p>
<h3>Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Yetersizliği</h3>
<p>İşitme, görme, zihinsel veya bedensel engelli bireylerin yaşlarına uygun, nitelikli eğitim alabilecekleri kamu merkezleri yetersizdir. Özellikle okuma-yazma oranını artıracak, özel yetenekleri geliştirecek kurslar ve atölyeler neredeyse yok denecek kadar azdır.</p>
<h3>Ulaşım ve Erişilebilirlik Engelleri</h3>
<p>Beykoz’un dik yokuşları ve geniş coğrafyasında engelli vatandaşlar için özel ring seferleri, erişilebilir araçlar ve kaldırımlar lüks değil, bir haktır. Hastaneye, okula veya sosyal alanlara ulaşım tam bir çileye dönüşmüştür.</p>
<h3>İstihdam ve Sosyal Alan Eksikliği</h3>
<p>Engelli gençlerin üretken hayata katılabileceği korumalı işyerleri, kendi el emeklerini sergileyip satabilecekleri alanlar veya sadece akranlarıyla vakit geçirebilecekleri engelsiz yaşam merkezleri Beykoz’a çok görülmemelidir.</p>
<h2>Beykoz Belediyesi Vicdanının Sesini Dinlemelidir</h2>
<p>Yerel yönetimler siyaset yapma değil, hizmet üretme makamlarıdır. Seçimler gelir geçer, yönetimler değişir ancak devletin ve belediyenin vatandaşına olan sorumluluğu baki kalır. Beykoz Belediyesi, ilçenin öz evlatları olan engelli kardeşlerimizin sesine daha fazla kulak tıkayamaz.</p>
<p>Belediyeye ait tapulu yerler, rant kapısı ya da siyasi ikram aracı olarak değil; bu ilçenin en çok ihtiyacı olan engelli çocuklarına, gençlerine ve onların cefakar ailelerine tahsis edilmelidir. Engelli kardeşlerimize el uzatmak bir lütuf değil, anayasal ve insani bir görevdir.</p>
<p>Bizler bu haklı davanın, engelli kardeşlerimizin yaşadığı eğitim ve ulaşım sıkıntılarının her platformda sesi olmaya, bu adaletsizliği haykırmaya ve hakkımız olan tesisleri alana kadar bu konunun takipçisi olmaya devam edeceğiz. Beykoz Belediyesi’ni bir an önce bu yanlıştan dönmeye, sessizliğini bozmaya ve engelsiz bir Beykoz için somut adımlar atmaya davet ediyoruz.</p><br><p><b>Kaynak: Beykozun Sesi</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Beykoz&amp;apos;da Siyasi Uyanış: Çantada Keklik Seçmen Dönemi Kapandı</title>
<link>https://beykozunsesi.com.tr/beykozda-siyasi-uyanis-cantada-keklik-secmen-doenemi-kapandi</link>
<guid>https://beykozunsesi.com.tr/beykozda-siyasi-uyanis-cantada-keklik-secmen-doenemi-kapandi</guid>
<description><![CDATA[ Bu platformda yayımlanan köşe yazıları, yazarların kişisel görüşlerini yansıtır. www.beykozunsesi.com.tr, bu içeriklerden sorumlu tutulamaz. ]]></description>
<enclosure url="https://beykozunsesi.com.tr/uploads/images/202605/image_870x_6a117f5593f4a.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 02 Jun 2026 09:56:45 +0300</pubDate>
<dc:creator>Recep Ekerel</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<h1>Beykoz'da Siyasi Uyanış: Çantada Keklik Seçmen Dönemi Kapandı</h1>
<p>Beykoz halkının bu duruşu, aslında Türkiye genelinde yaşanan o "toplumsal uyanışın" ve siyasi bilincin en somut, en yerel örneklerinden biri. Beykoz, kendine has kültürü, köklü geçmişi, boğaz öngörünümünden kaynaklanan imar ve mülkiyet sorunları olan, komşuluk ilişkilerinin hala çok güçlü olduğu özel bir ilçe. Dolayısıyla buranın insanı, tepkisini de beklentisini de çok net ortaya koyar.</p>
<p>Yıllarca AK Parti belediyeciliğinin ardından yaşanan hayal kırıklıkları, mülkiyet sorunlarının çözümsüz kalması veya kentsel dönüşüm süreçlerindeki belirsizlikler Beykozluyu bir arayışa itmişti. Ancak bugün gelinen noktada, büyük umutlarla yönünü çevirdiği CHP belediyeciliğinde de aradığı samimiyeti, hızı ve çözümü bulamamış olması, halktaki o "iki kutuplu siyasete" karşı olan inancı ciddi şekilde zedeliyor.</p>
<h2>Beykoz Halkının Verdiği Mesaj</h2>
<p>Beykoz halkının bu haklı sitemi ve uyanışı bize birkaç önemli gerçeği gösteriyor:</p>
<h2>"Ceketimi Assam Kazanırım" Devri Bitti</h2>
<p>Beykozlu artık partizanlığa, ideolojik söylemlere veya sadece parti logosuna bakarak oy vermiyor. "Benim tapu sorunumu kim çözecek?", "Benim mahalleme hizmeti kim getirecek?", "Derdimi anlattığımda beni kim gerçekten dinleyecek?" diye bakıyor.</p>
<h2>Halk Vaat Değil, İcraat İstiyor</h2>
<p>Yıllardır süregelen imar, mülkiyet, istihdam ve yerel kalkınma sorunları karşısında halk artık sadece seçim döneminde hatırlanmaktan, içi boş vaatler dinlemekten yoruldu. İcraatın gecikmesi veya beklentilerin karşılanmaması, hangi parti olursa olsun kredinin çabuk tükenmesine yol açıyor.</p>
<h2>Siyaset Üstü Bir Beykoz Bilinci</h2>
<p>Beykoz'un köylerinden merkez mahallelerine kadar insanlar artık kendi haklarını korumak için partiler üstü bir refleks geliştiriyor. Halk, yukarılarda kurulan siyasi dengelerin değil, Beykoz'un sokaklarındaki gerçek gündemin konuşulmasını istiyor.</p>
<h2>Yerel Yönetimlere Büyük Ders</h2>
<p>Bu durum, aslında yerel yönetimlerin ve siyasetçilerin önüne çok büyük bir ders koyuyor: Halkı çantada keklik gören, yerel dinamikleri ve sivil toplumun sesini kulak ardı eden her yönetim, er ya da geç bu uyanışla yüzleşmek zorunda kalıyor.</p>
<p>Beykozlu artık sadece yönetilmek değil; yönetimin içinde olmak, sesinin karşılık bulduğunu görmek istiyor.</p><br><p><b>Kaynak: Beykozun Sesi</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Beykoz’da Anahtar Parti Rüzgârı: Siyasetin Kilidi mi, Yeni Bir Soluk mu?</title>
<link>https://beykozunsesi.com.tr/beykozda-anahtar-parti-ruzgari-siyasetin-kilidi-mi-yeni-bir-soluk-mu</link>
<guid>https://beykozunsesi.com.tr/beykozda-anahtar-parti-ruzgari-siyasetin-kilidi-mi-yeni-bir-soluk-mu</guid>
<description><![CDATA[ Bu platformda yayımlanan köşe yazıları, yazarların kişisel görüşlerini yansıtır. www.beykozunsesi.com.tr, bu içeriklerden sorumlu tutulamaz. ]]></description>
<enclosure url="https://beykozunsesi.com.tr/uploads/images/202605/image_870x_6a117f5593f4a.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 26 May 2026 13:56:20 +0300</pubDate>
<dc:creator>Recep Ekerel</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<h2>Beykoz’da Anahtar Parti Rüzgârı: Kartlar Yeniden Dağıtılıyor</h2>
<p>İstanbul’un kendine has dokusuyla, boğazın yeşille buluştuğu o kadim ilçesi Beykoz, siyaset sahnesinde kolay kolay tahmin yapılamayan yerlerin başında gelir. Beykozlu; mahallesine, tapusuna, geçmişine ve geleceğine sıkı sıkıya bağlıdır. Kolay kolay rüzgâra kapılmaz ama bir rüzgârı arkasına aldı mı da o dalgayı büyütmeyi iyi bilir.</p>
<p>Son günlerde Beykoz sokaklarında, kahvehanelerinde, Riva’dan Paşabahçe’ye uzanan o geniş hatta yeni bir hareketlilik göze çarpıyor: <strong>Anahtar Parti.</strong></p>
<p>Peki, nedir bu <strong>“Anahtar Parti rüzgârı”</strong> ve Beykoz gibi siyasi hafızası güçlü bir ilçede nasıl bu kadar çabuk karşılık bulabiliyor?</p>
<h3>Sıkışmış Siyasete Üçüncü Bir Yol</h3>
<p>Beykoz seçmeni, uzun yıllardır geleneksel siyasi bloklar arasında gidip gelmekten, her seçim döneminde aynı vaatleri dinlemekten yorulmuş durumda. İlçe sakinlerinin imar, mülkiyet ve yerel kalkınma gibi kronikleşmiş sorunları var. Klasik siyasi söylemler bu sorunların etrafından dolanırken, Anahtar Parti tam da adının vaat ettiği şeyi söylüyor: <strong>“Biz kilitleri açmaya geldik.”</strong></p>
<p>Bu söylem, sadece ideolojik bir duruş değil, aynı zamanda merkeze sıkışmış, sesini duyuramayan Beykozlu için pratik bir alternatif sunuyor. Partinin ilçedeki yapılanması, esnafa dokunan, sokağın sesini dinleyen bir dille hareket edince, rüzgârın fırtınaya dönüşmesi de kaçınılmaz oluyor.</p>
<h3>Beykoz’un Dengelerini Nasıl Değiştirir?</h3>
<p>Beykoz’da siyaset, kağıt üstündeki hesaplara pek gelmez. Burada akrabalık bağları, hemşehri dernekleri ve mahalle kültürü sandıkta belirleyici rol oynar. Anahtar Parti’nin ilçedeki saha çalışmalarına baktığımızda, bu dinamikleri iyi analiz ettiklerini görüyoruz.</p>
<h3>Gençlerin ve Kararsızların İlgi Odağı</h3>
<p>Geleneksel partilerden umduğunu bulamayan genç nüfus ve <strong>“Bu seçimde kime oy vereceğiz?”</strong> diye düşünen kararsız seçmen, Anahtar Parti’nin dinamizmini yakından takip ediyor.</p>
<h3>Yerel Kimlik Vurgusu</h3>
<p>İthal siyasetçiler yerine, Beykoz’un tozunu yutmuş, Kavacık’ın trafiğini, Tokatköy’ün derdini bilen isimlerle yola çıkılması, partiye olan güven kredisini artırıyor.</p>
<p>Unutmamak gerekir ki: Siyasette rüzgârı arkaya almak önemlidir, ancak o rüzgârı kalıcı bir yelkene dönüştürmek bizzat teşkilatın ve yerel liderlerin harcıdır.</p>
<p>Beykoz’da esen bu <strong>“Anahtar” rüzgârı</strong>, diğer büyük partilerin de kulak kabartması gereken bir sinyal. Seçmen artık <strong>“cekte-cakta”</strong> vaatlerine değil, samimiyete ve çözüm odaklı yaklaşıma bakıyor.</p>
<p><strong>Anahtar Parti, Beykoz siyasetinin yeni kilidi mi olacak, yoksa mevcut kilitleri açan o beklenen formül mü?</strong> Bunu zaman ve sahada sergilenecek istikrar gösterecek.</p>
<p>Ancak kesin olan bir şey var: Beykoz’da artık kartlar yeniden dağıtılıyor ve bu yeni aktörün ayak sesleri sokaklarda iyiden iyiye yankılanıyor.</p>
<p>Siyasetin nabzı Beykoz’da atmaya devam ederken, bu rüzgârın nereye evrileceğini hep birlikte izleyip göreceğiz.</p>
<p><b>Kaynak: Beykozun Sesi</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Devletimi Yiyen Yiyene</title>
<link>https://beykozunsesi.com.tr/devletimi-yiyen-yiyene</link>
<guid>https://beykozunsesi.com.tr/devletimi-yiyen-yiyene</guid>
<description><![CDATA[ Bu platformda yayımlanan köşe yazıları, yazarların kişisel görüşlerini yansıtır. www.beykozunsesi.com.tr, bu içeriklerden sorumlu tutulamaz. ]]></description>
<enclosure url="https://beykozunsesi.com.tr/uploads/images/202605/image_870x580_6a117f5544f2b.webp" length="33102" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 23 May 2026 13:22:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>Recep Ekerel</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<article><header></header>
<section>
<p>Memleketin hangi köşesine baksak, kime kulak kabartsak aynı sitemi, aynı haklı öfkeyi duyuyoruz: <strong>"Devletimi yiyen yiyene..."</strong> Bu cümle, sadece bir serzeniş değil; milletin canından, dişinden tırnağından arttırdığı her kuruşun, liyakatsiz ellerde, fütursuzca çarçur edilmesine karşı yükselen vicdani bir çığlıktır.</p>
<p>Devlet denilen o ulu çınar, gölgesinde herkesin eşit, güvende ve huzurla yaşayacağı bir sığınaktır. Devletin malı ise, yetimin hakkı, tarladaki çiftçinin alın teri, fabrikadaki işçinin el emeğidir.</p>
<p>Hal böyleyken; birilerinin bu devasa yapıyı kendi şahsi çıkarları, bitmek bilmeyen hırsları ve lüks tutkuları için bir <strong>"ganimet kapısı"</strong> olarak görmesi, kabul edilebilir bir durum değildir.</p>
</section>
<section>
<h2>Nerede O Eski Sorumluluk Bilinci?</h2>
<p>Bizler, <strong>"Devletin mumunu şahsi işinde söndüren"</strong> bir anlayıştan gelen, kamunun hakkını kutsal sayan bir kültürün evlatlarıyız.</p>
<p>Ancak bugün gelinen noktada görüyoruz ki; makam arabalarının şatafatı, usulsüz ihaleler, <strong>"benden olanı kayırma"</strong> zihniyeti ve liyakatin ayaklar altına alınması, o köklü devlet geleneğimizi derinden yaralıyor.</p>
<p>Bir tarafta geçim derdiyle boğuşan, yarınına kaygıyla bakan onurlu vatandaşlar; diğer tarafta ise devletin imkanlarını kendi sofrasına meze yapan, doymak bilmeyen bir zümre... Bu tezat, sadece ekonomik bir çöküşü değil, asıl büyük tehlike olan ahlaki bir çürümeyi işaret ediyor.</p>
</section>
<section>
<h2>Devlet, Talan Edilecek Bir Yapı Değildir</h2>
<p>Şu gerçek hiç unutulmamalıdır: Devlet bir şirket, kamu kaynakları da kimsenin şahsi serveti değildir. Devletin malını deniz, yemeyeni domuz gören o köhne zihniyet, bu ülkenin geleceğini kemiren en büyük virüstür.</p>
<p>Liyakat zinciri koptuğunda, devlet mekanizması işleyemez hale gelir.</p>
<p>Adalet terazisi bozulduğunda, toplumun devlete olan güveni sarsılır.</p>
<p>Talan ve israf meşrulaştığında, o devletin bekası tehlikeye girer.</p>
</section>
<section>
<h2>Çözüm: Ortak Akıl ve Vicdan</h2>
<p>Bu gidişata dur demenin yolu, hamaset dolu nutuklardan değil; dürüstlükten, şeffaflıktan ve tam anlamıyla adaletten geçer. Kul hakkının, yetim hakkının hesabının sorulduğu bir denetim mekanizması şarttır.</p>
<p>Eğer bu topraklar üzerinde kardeşçe, huzurla ve refah içinde yaşamak istiyorsak; her bir bölge derneğinden sivil toplum kuruluşuna, esnafından bürokratına kadar herkes elini taşın altına koymalıdır.</p>
<p>Birlik ve beraberlik içinde, devletimizi bu kemirgen zihniyetten korumak, bu ülkeye borcumuzdur.</p>
</section>
<footer>
<p><strong>Devlet, onu kuran ve yaşatan milletin namusudur.</strong> Onu yemeye çalışanlara karşı sessiz kalmak, bu suça ortak olmaktır. Gelin, devletimize ve geleceğimize hep birlikte sahip çıkalım.</p>
</footer></article><br><p><b>Kaynak: Beykozun Sesi</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>“Fakirlik Belgesi” Skandalı: Siyasetin Vicdan Testi</title>
<link>https://beykozunsesi.com.tr/fakirlik-belgesi-skandali-siyasetin-vicdan-testi</link>
<guid>https://beykozunsesi.com.tr/fakirlik-belgesi-skandali-siyasetin-vicdan-testi</guid>
<description><![CDATA[ Bu platformda yayımlanan köşe yazıları, yazarların kişisel görüşlerini yansıtır. www.beykozunsesi.com.tr, bu içeriklerden sorumlu tutulamaz. ]]></description>
<enclosure url="https://beykozunsesi.com.tr/uploads/images/202605/image_870x_6a117f5593f4a.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 17 May 2026 15:16:17 +0300</pubDate>
<dc:creator>Recep Ekerel</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Siyaset gündemi gerçekten yine bildiğimiz gibi, hızına ve dönen muhabbetlere yetişmek imkansız. Bahsettiğin mesele tam anlamıyla bir "yok artık" dedirten cinsten.<br>​AKP Aksaray Milletvekili Hüseyin Altınsoy’un eşinin, bir miras davasındaki mahkeme harçlarından muaf olabilmek için muhtarlıktan "fakirlik belgesi" aldığı iddiaları ortalığı epey karıştırdı. Üstüne bir de eşini kendi bürosunda çalışıyor gibi gösterip SGK'yı yanılttığı yönündeki iddialar da eklenince olay iyice büyüdü.<br>​Şamil Tayyar da bu duruma sessiz kalmayıp sosyal medyadan çok sert bir çıkış yaptı. Kendisi özetle şunu söyledi.</p>
<p>Hangi sebeple olursa olsun, mevcut şartlarda bir milletvekili eşi, dava harcından kurtulmak için 'fakirlik belgesi' alamaz, almamalıdır. Bunun izahı yoktur. AK Parti, Aksaray Milletvekili Hüseyin Altınsoy'la yüzleşmelidir."<br>​Hüseyin Altınsoy ise gelen tepkiler üzerine bir açıklama yapıp kamuoyundan özür diledi; ancak durumun "hukuken ve vicdanen kabul edilemez" olduğunu kabul etmekle birlikte, konunun CHP tarafından siyasi malzeme yapıldığını ve istismar edildiğini savundu.</p>
<p>Eksik kalan harçların da yatırılacağını belirtti.Vatandaş geçim derdiyle boğuşurken bir milletvekili ailesinin adının "fakirlik belgesiyle" anılması haliyle infial yarattı. Siyasette daha neler göreceğiz bakalım, burası Türkiye; gündem her an değişebiliyor.</p>
<p></p>
<p><b>Kaynak: Beykozun Sesi</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>O Eski Beykoz Şimdi Nerede?</title>
<link>https://beykozunsesi.com.tr/o-eski-beykoz-simdi-nerede</link>
<guid>https://beykozunsesi.com.tr/o-eski-beykoz-simdi-nerede</guid>
<description><![CDATA[ Bu platformda yayımlanan köşe yazıları, yazarların kişisel görüşlerini yansıtır. www.beykozunsesi.com.tr, bu içeriklerden sorumlu tutulamaz. ]]></description>
<enclosure url="https://beykozunsesi.com.tr/uploads/images/202605/image_870x_6a117f5593f4a.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 15 May 2026 14:42:05 +0300</pubDate>
<dc:creator>Recep Ekerel</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="102" data-end="380">O eski Beykoz’un izlerini sürmek, biraz vapur dumanında, biraz da çınar altındaki o derin sessizlikte saklıdır. İstanbul’un geri kalanına göre karakterini korumak için en çok direnen köşelerden biri olsa da, “o eski Beykoz” artık fiziksel mekânlardan ziyade hatıralarda yaşıyor.</p>
<p data-start="382" data-end="452">Eski Beykoz’u özleyenler için o ruhun durakları genellikle şuralardır:</p>
<p data-start="454" data-end="689"><strong data-start="454" data-end="494">Paşabahçe ve Beykoz Cam Fabrikaları:</strong><br data-start="494" data-end="497">Beykoz demek; işçi sınıfının gururu, camın ateşi ve fabrikadan çıkan kalabalıkların yarattığı o canlı mahalle kültürü demekti. Fabrikalar sustuğunda, o eski Beykoz’un ritmi de biraz yavaşladı.</p>
<p data-start="691" data-end="957"><strong data-start="691" data-end="710">Küçüksu Çayırı:</strong><br data-start="710" data-end="713">Eskiden mesire denince akla gelen ilk yerdi. İstanbul’un her yerinden insanlar sandallarla gelir, piyasa yapılır, mısır kazanlarının buharı arasında şarkılar söylenirdi. Şimdi daha çok bir park olsa da, o eski neşesi hâlâ toprağında hissedilir.</p>
<p data-start="959" data-end="1192"><strong data-start="959" data-end="992">Yalıköy’ün Balıkçı Tekneleri:</strong><br data-start="992" data-end="995">Kıyı şeridinde devasa yalıların değil, balıkçı barınaklarının ve her sabah taze palamut kokusunun hâkim olduğu zamanlar… O samimiyet, şimdilerde sadece ara sokaklardaki eski kahvehanelerde sürüyor.</p>
<p data-start="1194" data-end="1405"><strong data-start="1194" data-end="1218">Boğaz’ın Köy Havası:</strong><br data-start="1218" data-end="1221">Beykoz, Boğaz’ın içinde ama şehirden kopuk, kendi içine kapalı bir sahil kasabası gibiydi. Komşuluğun, “Beykozluluk” kimliğinin ve o meşhur Beykoz paçasının birleştirici gücü başkaydı.</p>
<p data-start="1407" data-end="1589" data-is-last-node="" data-is-only-node="">Bugün Beykoz hâlâ yeşil, hâlâ Boğaz’ın en huzurlu hattı; ancak o eski doku, modernleşen sahil şeridi ve değişen demografiyle birlikte yerini daha çok bir nostaljiye bırakmış durumda.</p>
<p></p>
<p><b>Kaynak: Beykozun Sesi</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Beykoz’un Halk Odaklı ve Şeffaf Bir Yönetim Anlayışına Kavuşması</title>
<link>https://beykozunsesi.com.tr/beykozun-halk-odakli-ve-seffaf-bir-yoenetim-anlayisina-kavusmasi</link>
<guid>https://beykozunsesi.com.tr/beykozun-halk-odakli-ve-seffaf-bir-yoenetim-anlayisina-kavusmasi</guid>
<description><![CDATA[ Bu platformda yayımlanan köşe yazıları, yazarların kişisel görüşlerini yansıtır. www.beykozunsesi.com.tr, bu içeriklerden sorumlu tutulamaz. ]]></description>
<enclosure url="https://beykozunsesi.com.tr/uploads/images/202605/image_870x_6a117f5593f4a.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 13 May 2026 13:45:56 +0300</pubDate>
<dc:creator>Recep Ekerel</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="78" data-end="344">Beykoz'un yerel bir "siyasi şirket" gibi yönetilmekten kurtarılıp, gerçek bir yaşam alanına ve halk odaklı bir belediyecilik anlayışına kavuşması, birçok Beykozlunun ortak temennisi. Bu değişim, sadece bir niyet değil; stratejik ve toplumsal bir yaklaşım gerektirir.</p>
<p data-start="346" data-end="466">Beykoz'u daha şeffaf, katılımcı ve ranttan uzak bir yapıya taşımak için odaklanılabilecek temel alanlar şunlar olabilir:</p>
<p data-start="468" data-end="503"><strong data-start="468" data-end="503">1. Şeffaflık ve Dijital Denetim</strong></p>
<p data-start="505" data-end="813">Belediye kaynaklarının nereye harcandığının, ihalelerin ve projelerin her bir kuruşunun halka açık bir şekilde paylaşılması gerekir. "Siyasi şirket" yapısı, kapalı kapılar ardındaki anlaşmalarla beslenir; bunu kırmanın yolu canlı yayınlanan ihaleler ve halkın erişebileceği dijital bütçe takip sistemleridir.</p>
<p data-start="815" data-end="1108">Beykoz'un yıllardır süregelen tapu ve imar problemleri, genellikle siyasi birer koz olarak kullanılıyor. Bu meselenin kişiye veya gruba özel ayrıcalıklarla değil; mahalle bazlı, hakkaniyetli ve halkın yerinden edilmediği bir kentsel planlama ile çözülmesi, siyasi bağımlılığı ortadan kaldırır.</p>
<p data-start="1724" data-end="1759"><strong data-start="1724" data-end="1759">3. Katılımcı Mahalle Meclisleri</strong></p>
<p data-start="1761" data-end="2041">Kararların sadece belediye binasında alınması yerine, Beykoz'un her mahallesinde (Paşabahçe'den Kavacık'a, Tokatköy'den köylere kadar) kurulacak Mahalle Meclisleri ile halkın söz sahibi olması sağlanmalıdır. Kişilerin değil, semt sakinlerinin öncelikleri projeleri belirlemelidir.</p>
<p data-start="2043" data-end="2083"><strong data-start="2043" data-end="2083">4. Doğal ve Tarihi Mirasın Korunması</strong></p>
<p data-start="2085" data-end="2311">Beykoz, İstanbul'un akciğerlerinden biri. Burayı bir rant sahası olarak gören anlayışa karşı; ormanların, mesire alanlarının ve sahil şeridinin kamusal kullanımda kalması yönünde güçlü bir sivil toplum iradesi gösterilmelidir.</p>
<p data-start="2313" data-end="2345"><strong data-start="2313" data-end="2345">5. Yerel Liyakat ve İstihdam</strong></p>
<p data-start="2347" data-end="2611" data-is-last-node="" data-is-only-node="">Belediye kadrolarının "sadakat" üzerinden değil, "liyakat" üzerinden oluşturulması, kurumun profesyonelleşmesini sağlar. Beykozlu gençlerin ve işinde uzman kişilerin kendi ilçelerinin yönetiminde söz sahibi olması, dışarıdan dayatılan siyasi ajandaları zayıflatır.</p>
<p></p>
<p><b>Kaynak: Beykozun Sesi</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>