<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:admin="http://webns.net/mvcb/"
     xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
<channel>
<title>Son Dakika Haberler, Güncel Gelişmeler beykoz haber sitesi &#45; Recep Ekerel</title>
<link>https://beykozunsesi.com.tr/rss/author/recep-ekerel</link>
<description>Son Dakika Haberler, Güncel Gelişmeler beykoz haber sitesi &#45; Recep Ekerel</description>
<dc:language>tr</dc:language>
<dc:rights>© 2025 Beykoz’un Sesi Tüm hakları saklıdır.</dc:rights>

<item>
<title>Mansur Yavaş Anahtar Parti’ye mi Geçiyor</title>
<link>https://beykozunsesi.com.tr/mansur-yavas-anahtar-partiye-mi-geciyor</link>
<guid>https://beykozunsesi.com.tr/mansur-yavas-anahtar-partiye-mi-geciyor</guid>
<description><![CDATA[ Bu platformda yayımlanan köşe yazıları, yazarların kişisel görüşlerini yansıtır. www.beykozunsesi.com.tr, bu içeriklerden sorumlu tutulamaz. ]]></description>
<enclosure url="https://beykozunsesi.com.tr/uploads/images/202605/image_870x_6a117f5593f4a.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 27 Jul 2026 10:21:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>Recep Ekerel</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın Cumhuriyet Halk Partisi’nden (CHP) ayrılarak Yavuz Ağıralioğlu liderliğindeki Anahtar Parti’ye (A Parti) geçeceği ya da yeni bir siyasi hareket başlatacağı yönündeki iddialar, Türk siyasetinde son dönemin en çok konuşulan kulis hareketlilikleri arasında yer alıyor. Ancak meselenin arka planına, somut verilere ve tarafların duruşuna bakıldığında durum göründüğünden çok daha karmaşık bir stratejik satranç oyununa dayanıyor.</p>
<h2>Kulislerin Hareketlenme Sebebi: Cumhurbaşkanlığı Rekabeti</h2>
<p>Bu iddiaların temel kaynağı, Anahtar Parti'nin ideolojik çizgisi veya Mansur Yavaş'ın bu partiyle doğrudan organik bir bağı olmasından ziyade, CHP içindeki cumhurbaşkanlığı adaylığı yarışı. Kulislerde sıklıkla dile getirilen senaryoya göre, Mansur Yavaş’ın halk nezdindeki yüksek anket başarılarına rağmen CHP yönetiminin (Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu ekseni) adaylık sürecinde kendisini geri plana itebileceği endişesi var.</p>
<p>Yavaş’ın yakın çevresine "2023'te anketlerde öndeydim ama Kemal Bey aday oldu, bu kez aynı hatayı yapmayacağım ve halkın talebi doğrultusunda gerekirse aday olacağım" dediği yönündeki iddialar bu kulisleri besliyor. Eğer CHP kanadından aday gösterilmezse, milliyetçi-muhafazakar ve merkez sağ tabana hitap eden Anahtar Parti gibi bir yapının Mansur Yavaş için alternatif bir cumhurbaşkanlığı adaylığı platformu olabileceği teorisi bu yüzden üretiliyor.</p>
<h2>Mansur Yavaş’ın Parti Değiştirmeye Yönelik Net Duruşu</h2>
<p>Kulislerdeki spekülasyonların aksine Mansur Yavaş'ın siyasi ahlak ve parti değiştirme konusundaki kurumsal tavrı oldukça nettir. Yakın tarihte (örneğin CHP'li bazı belediye başkanlarının parti değiştireceğine yönelik iddialar çıktığında) Yavaş son derece sert bir çıkış yaparak şu ifadeleri kullanmıştır:</p>
<blockquote>
<p>Belediye başkanlarının veya milletvekillerinin seçildikten sonra parti değiştirmesini uygun görmüyorum. Seçmen hiçbir zaman şahsın kendisine tek başına oy vermez, mutlaka parti etkeni de vardır. Eğer biri parti değiştirecekse önce kendisini seçenlerin onayını alacak şekilde referandum yapmalıdır."</p>
</blockquote>
<p>Bu açıklama, Mansur Yavaş’ın belediye başkanlığı görevini yürütürken CHP çatısı altında kalmaya devam edeceğinin ve görev süresi bitmeden ani bir kararla başka bir partinin (özellikle yeni kurulmuş bir partinin) genel merkezine geçmeyeceğinin en güçlü kanıtıdır.</p>
<h2>Anahtar Parti Cephesinde Durum Ne?</h2>
<p>Yavuz Ağıralioğlu ve kurmayları tarafından kurulan Anahtar Parti, kendisini merkez sağda, milliyetçi ve milli hassasiyetleri yüksek bir alternatif olarak konumlandırıyor. Partinin Yavaş ile ilgili açıklamalarında doğrudan bir "transfer" veya "partiye katılım" davetinden ziyade, Yavaş’ın merkez sağ/milliyetçi tabandaki ağırlığına saygı duyan bir dil hakimdir.</p>
<p>Anahtar Parti kurmayları, Mansur Yavaş'a yönelik hukuki veya siyasi hamleler yapıldığında onun arkasında duran, ancak kurumsal olarak kendi yollarını çizen bir strateji izliyorlar.</p>
<h2>Muhtemel Senaryolar</h2>
<p>Kulislerde konuşulan "Mansur Yavaş Anahtar Parti'ye geçiyor" iddiası, bugünden yarına gerçekleşecek organik bir parti değiştirme (transfer) olayı değildir. Bu iddialar daha çok gelecekteki cumhurbaşkanlığı seçimi denkleminde Yavaş'ın elini zayıflatmak ya da CHP içindeki dengeleri hareketlendirmek isteyen çevrelerin ürettiği siyasi projeksiyonlardır.</p>
<h3>Mansur Yavaş’ın Mevcut Stratejisi</h3>
<p>Mansur Yavaş'ın mevcut stratejisi, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olarak hizmet odaklı belediyeciliğe devam etmek ve CHP tabanını küstürmemektir. Ancak ilerleyen süreçte CHP içindeki cumhurbaşkanlığı adaylığı düğümü Yavaş'ın aleyhine çözülürse; Yavaş'ın Anahtar Parti'ye "geçmesi" yerine, Anahtar Parti dahil merkez sağ ve milliyetçi birçok partinin Mansur Yavaş'ı "ortak/bağımsız cumhurbaşkanı adayı" olarak desteklemesi çok daha güçlü ve rasyonel bir senaryo olarak masada durmaktadır.</p><br><p><b>Kaynak: Beykozun Sesi</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İki Kutup Arasında Sıkışan Boğaz’ın İncisi: Beykozlu Yeni Bir Yol Arıyor</title>
<link>https://beykozunsesi.com.tr/iki-kutup-arasinda-sikisan-bogazin-incisi-beykozlu-yeni-bir-yol-ariyor</link>
<guid>https://beykozunsesi.com.tr/iki-kutup-arasinda-sikisan-bogazin-incisi-beykozlu-yeni-bir-yol-ariyor</guid>
<description><![CDATA[ Bu platformda yayımlanan köşe yazıları, yazarların kişisel görüşlerini yansıtır. www.beykozunsesi.com.tr, bu içeriklerden sorumlu tutulamaz. ]]></description>
<enclosure url="https://beykozunsesi.com.tr/uploads/images/202605/image_870x_6a117f5593f4a.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 07 Jul 2026 10:51:44 +0300</pubDate>
<dc:creator>Recep Ekerel</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<h2>Beykoz'da İki Kutuplu Siyasetin Gölgesi</h2>
<p>İstanbul’un coğrafi olarak en şanslı, ancak kentsel hafıza ve aidiyet açısından en dertli ilçelerinden biridir Beykoz. Bir tarafı Karadeniz’in hırçın dalgalarına, diğer tarafı Boğaz’ın sakin sularına bakar. Tarihi boyunca fabrikalarıyla işçinin, ormanlarıyla doğanın, mahalle kültürüyle de samimiyetin kalesi olmuştur. Ancak ne zaman ki takvimler yerel seçimleri gösterse, Beykoz halkı kendini devasa bir siyasi mengenenin içinde bulur: Bir tarafta AK Parti, diğer tarafta CHP.</p>
<p>Yıllardır süregelen bu iki kutuplu siyaset senaryosu, artık Beykoz sokaklarında eski heyecanını yaratmıyor. Aksine, Paşabahçe’nin kahvehanelerinden Kavacık’ın plazalarına, Tokatköy’ün dik yokuşlarından köylere kadar yükselen ortak bir ses var: "Ne AK Parti, ne CHP; biz artık Beykoz’u gerçekten anlayan bir irade görmek istiyoruz."</p>
<h2>Kronikleşen Sorunlar ve Değişmeyen Vaatler</h2>
<p>Beykoz’un sorunları aslında sır değil. Yıllardır çözülemeyen imar ve mülkiyet problemleri, "2B" arazileri üzerinden yapılan tartışmalar, kentsel dönüşümün yarattığı mahalleliyi yerinden etme korkusu ve ilçenin ekonomik olarak bir türlü kendi ayakları üzerinde duramaması…</p>
<p>Seçmen, her seçim döneminde aynı projelerin süslenip püslenip önüne getirilmesinden yoruldu.</p>
<h2>AK Parti Döneminin Artıları ve Eleştirileri</h2>
<p>AK Parti dönemi; büyük altyapı projeleri ve merkezi yönetimin gücüyle övünürken, yerel halkın tapu ve kentsel dönüşüm konusundaki tedirginliklerini tam anlamıyla gideremedi. Beykozlu, kendi mahallesinde "kiracı" veya "yabancı" konumuna düşme korkusunu bir türlü aşamadı.</p>
<h2>CHP Döneminin Beklentileri ve Gerçekleri</h2>
<p>CHP dönemi ise; "değişim" ve "halkçı belediyecilik" sloganlarıyla umut tazelemeye çalışsa da, bürokratik tıkanıklıklar, vaatlerin sahaya yansımaması ve Beykoz’un muhafazakar-milliyetçi damarıyla tam olarak doku uyumu yakalayamaması nedeniyle beklentilerin altında kaldı.</p>
<p>Sonuç? Bir tarafta geçmişin yükünü taşıyan, diğer tarafta geleceğe dair somut güven veremeyen iki büyük yapı. Ve bu iki yapının arasında, her seçimde adeta "cekteki keklik" muamelesi görmekten bıkan Beykoz halkı.</p>
<h2>Beykoz'un Kimlik Mücadelesi ve Siyasi İthalata Tepki</h2>
<p>Beykozlu seçmenin en büyük kırgınlıklarından biri de ilçenin siyasi bir "laboratuvar" veya "ödül" gibi görülmesidir. İlçenin dinamiklerini, mahallelerin komşuluk ilişkilerini, Beykozspor’un taraftarının ne hissettiğini bilmeyen, Beykoz’un tozunu yutmamış "ithal adaylar" veya yukarıdan aşağıya dikte edilen siyasi figürler, artık bu ilçede ters tepiyor.</p>
<p>Beykoz halkı, belediye binasının kapısından girdiğinde partisinin amblemine değil, Beykoz’un çıkarına bakacak bir yönetim istiyor. AK Parti’nin merkeziyetçi refleksleri ile CHP’nin kendi iç çekişmeleri arasında ezilen yerel vizyon, Beykoz’u İstanbul’un diğer ilçelerine kıyasla geride bırakıyor. Gençler istihdam yetersizliğinden ilçeyi terk ederken, turizm potansiyeli sadece birkaç sahil kafesine sıkışmış durumdayken, iki büyük partinin kısır çekişmeleri halka sadece zaman kaybettiriyor.</p>
<h2>Üçüncü Yolun Ayak Sesleri: Beykoz'da Yeni Bir Paradigma</h2>
<p>Bugün gelinen noktada Beykoz, ideolojik körlüklerden sıyrılmış bir seçmen profiline evriliyor. Seçmen artık tabelaya değil, liyakate, samimiyete ve en önemlisi Beykozluluk bilincine oy vermek istiyor. İki partinin de yarattığı kutuplaşma iklimi, yerel hizmetin önündeki en büyük engel olarak görülüyor.</p>
<h2>Beykoz Halkı Nasıl Bir Yönetim İstiyor?</h2>
<p>Beykozlu ne mi görmek istiyor?</p>
<p>Siyasi kavgalardan uzak, tamamen ilçenin imar planlarına odaklanmış bir belediyecilik.</p>
<p>Doğayı ve yeşili korurken, Beykoz’un gençlerine iş imkanı yaratacak vizyoner projeler.</p>
<p>Ankara’dan ya da Saraçhane’den talimat alan değil, gücünü Beykoz’un sokaklarından alan bir başkan.</p>
<h2>Beykoz Değişime Hazır mı?</h2>
<p>Eğer iki büyük parti, "nasıl olsa bize oy vermek zorundalar" kibriyle hareket etmeye devam ederse, Beykoz yerel seçimlerde büyük bir sürprize imza atmaya en gebe ilçelerin başında geliyor. Çünkü Beykoz halkı artık sadece bir belediye başkanı seçmek istemiyor; kendi geleceğini, mahallesini ve geçmişini koruyacak adil bir yönetim arıyor.</p>
<p>Beykozlu artık ne AK Parti’nin vaat sarmalına ne de CHP’nin muhalefet sığınağına sığabiliyor. Boğaz’ın bu kadim ilçesi, kendi kaderini eline alacak, iki bloka da meydan okuyacak "üçüncü ve yerel bir yolu" özlemle bekliyor. Siyaset tahlilcilerinin gözden kaçırdığı şey şu: Beykoz’da dip dalga çoktan başladı ve bu dalga, ezberleri bozacak güçte.</p><br><p><b>Kaynak: Beykozun Sesi</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Haklı Feryat: Beykoz Yalıköy Pazarı Halkın ve Esnafın Deneme Tahtası Değildir!</title>
<link>https://beykozunsesi.com.tr/hakli-feryat-beykoz-yalikoey-pazari-halkin-ve-esnafin-deneme-tahtasi-degildir</link>
<guid>https://beykozunsesi.com.tr/hakli-feryat-beykoz-yalikoey-pazari-halkin-ve-esnafin-deneme-tahtasi-degildir</guid>
<description><![CDATA[ Bu platformda yayımlanan köşe yazıları, yazarların kişisel görüşlerini yansıtır. www.beykozunsesi.com.tr, bu içeriklerden sorumlu tutulamaz. ]]></description>
<enclosure url="https://beykozunsesi.com.tr/uploads/images/202605/image_870x_6a117f5593f4a.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 24 Jun 2026 13:43:53 +0300</pubDate>
<dc:creator>Recep Ekerel</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Bir kentin, bir ilçenin kalbi pazarlarında atar. Pazarlar sadece alışveriş yapılan mekanlar değil; emeğin, alın terinin, komşuluğun ve toplumsal dayanışmanın harmanlandığı yaşayan alanlardır. Ancak bugün, Beykoz’un en köklü, halkın en çok rağbet gösterdiği ve en kalabalık buluşma noktası olan Yalıköy Pazarı’nın durumu tam anlamıyla içler acısıdır.</p>
<p>Yıllardır bu ilçenin yükünü çeken, Beykoz halkına hizmet veren pazarcı esnafı ve evine rızık götürmeye çalışan vatandaş, ne yazık ki yerel yönetimlerin vizyonsuzluğu ve koordinasyonsuzluğu yüzünden adeta bir cezalandırma ile karşı karşıyadır. Sormak gerekiyor: İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Beykoz Belediyesi; siz bu Beykoz halkından ne istiyorsunuz?</p>
<h2>Altyapı Yok, Hijyen Sıfır</h2>
<p>Koskoca pazar alanında ne bir tuvalet var ne de bir elektrik altyapısı! Esnaf karanlığa, vatandaş mağduriyete mahkum ediliyor.</p>
<h2>Güvenlik ve Çevre Terkedilmiş</h2>
<p>Akşamları pazar alanı sahipsiz bırakıldığı için alkol alanların, çevreye zarar verenlerin uğrak yeri haline gelmiş. İnsanların uluorta tuvaletini yaptığı, pislik içinde bıraktığı bir alana, ertesi sabah pazarcı esnafı gelip tezgah açıyor. Biz bu tezgahlardan Beykoz halkına gıda sunulmasını bekliyoruz. Bu hangi vicdana, hangi belediyecilik anlayışına sığar?</p>
<h2>Bakımsızlık Diz Boyu</h2>
<p>Pazar kurulmadan önce o alanın köşe bucak yıkanması, dezenfekte edilmesi şarttır! Otların biçilmesi, ağaçların budanıp düzene sokulması, aydınlatma direklerinin çalışır vaziyete getirilmesi bir lütuf değil, belediyelerin asli görevidir.</p>
<h2>Esnafın da Halkın da Sabrı Tükendi</h2>
<p>Beykoz’un insanı da pazarcı esnafı da sizin deneme tahtanız değildir. Bir pazar yerini modernleştirmek, esnafa insanca çalışma şartları sunmak, vatandaşa temiz ve güvenli bir alışveriş ortamı sağlamak bu kadar zor mu? Yıllardır Beykoz halkına ve esnafına reva görülen bu düzensizlik, bu umursamazlık artık "zulüm" raddesine gelmiştir.</p>
<p>Esnaf zaten ekonomik zorluklarla boğuşurken, bir de belediyelerin bu idari vurdumduymazlığı altında ezilmektedir. Beykoz halkı ise burnunun ucundaki pazarda insani şartlarda alışveriş yapma hakkından mahrum bırakılmaktadır.</p>
<h2>Partizanlığı Bırakın, Yüzünüzü Halka Dönün!</h2>
<p>Buradan hem İBB’ye hem de Beykoz Belediyesi’ne açık bir çağrıda bulunuyoruz: Yeter artık!</p>
<p>Siyaset üstü olan, doğrudan insan hayatını ve sağlığını ilgilendiren bu gibi konularda partizanlığı, yetki karmaşasını ve "senin görevin, benim görevim" kavgalarını bir kenara bırakın. Karşılıklı inatlaşmaların bedelini Beykoz’un emekçisine ve halkına ödetmekten vazgeçin.</p>
<p>Yönünüzü koltuklarınıza, siyasi hesaplarınıza değil; sabahın köründe o tezgahı açan esnafa, filesini doldurmaya çalışan Beykozluya dönün. Yalıköy Pazarı’na acilen sahip çıkılmalı; ışıklandırmasından tuvaletine, temizliğinden güvenliğine kadar tüm eksikler derhal giderilmelidir. Beykoz halkı, hak ettiği temiz, medeni ve insana yakışır hizmeti görmeyi fazlasıyla hak ediyor!</p><br><p><b>Kaynak: Beykozun Sesi</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Particilik Körlüğü ve Beykoz’un Makus Talihi: Murat Aydın’dan Ekrem İmamoğlu’na Değişmeyen &amp;quot;İthal&amp;quot; Siyaset</title>
<link>https://beykozunsesi.com.tr/particilik-koerlugu-ve-beykozun-makus-talihi-murat-aydindan-ekrem-imamogluna-degismeyen-ithal-siyaset</link>
<guid>https://beykozunsesi.com.tr/particilik-koerlugu-ve-beykozun-makus-talihi-murat-aydindan-ekrem-imamogluna-degismeyen-ithal-siyaset</guid>
<description><![CDATA[ Bu platformda yayımlanan köşe yazıları, yazarların kişisel görüşlerini yansıtır. www.beykozunsesi.com.tr, bu içeriklerden sorumlu tutulamaz. ]]></description>
<enclosure url="https://beykozunsesi.com.tr/uploads/images/202605/image_870x_6a117f5593f4a.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 17 Jun 2026 20:34:10 +0300</pubDate>
<dc:creator>Recep Ekerel</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="252" data-end="698">Bir kentin hafızası, o kentin sokaklarını adımlayan, esnafıyla selamlaşan, derdiyle dertlenen insanlarla örülür. Ancak İstanbul’un en köklü, en karakteristik ilçelerinden biri olan Beykoz, uzunca bir süredir yukarıdan aşağıya dizayn edilen, yerel dinamikleri hiçe sayan bir siyasi mühendisliğin kuşatması altında. Siyasetin logoları, renkleri ve aktörleri değişiyor; fakat Beykoz halkının iradesine ipotek koyma hevesi ne yazık ki hiç değişmiyor.</p>
<h2 data-section-id="1185ru9" data-start="700" data-end="774">İlk Perde: Murat Aydın ve Beykoz’a Dışarıdan Dayatılan Yönetim Anlayışı</h2>
<p data-start="776" data-end="1185">Bu çarpık düzenin ilk büyük perdesini dün AK Parti ikliminde izlemiştik. Beykoz’un sosyolojisine, geçmişine ve insanına tamamen yabancı bir isim olan Murat Aydın, yukarılardan verilen bir kararla dışarıdan getirilip Beykoz’a Belediye Başkanı yapıldı. İlçenin öz evlatları, yetişmiş insan kaynağı ve yerel hafızası yok sayıldı; adeta "Siz kendi kendinizi yönetemezsiniz, size dışarıdan bir akıl lazım" denildi.</p>
<h2 data-section-id="1y133xc" data-start="1187" data-end="1245">İkinci Perde: CHP’de Devam Eden Aynı Siyasi Mühendislik</h2>
<p data-start="1247" data-end="1513">Bugün ise aynı filmin ikinci perdesini, farklı bir siyasi ambalajla CHP çatısı altında izliyoruz. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, adeta AK Parti’nin o dönemki hatasını kopyalayarak, kendi kalesi olarak gördüğü Beylikdüzü’nden isimleri "atama" yöntemiyle Beykoz’a taşıdı.</p>
<h3 data-section-id="ag1ki" data-start="1515" data-end="1559">Beylikdüzü’nden Beykoz’a Taşınan Siyaset</h3>
<p data-start="1561" data-end="1656">İşte bu ithal siyaset mantığının son ve en ibretlik ürünü de CHP Meclis Üyesi Özlem Hanım oldu.</p>
<p data-start="1658" data-end="1909">Beykoz halkının ulaşım çilesini, feribot hatlarının ilçenin yaşam damarı olduğunu idrak edemeyecek kadar bu topraklara yabancı olan Özlem Hanım, hatırlanacağı üzere "Feribotun kalkması benim için önemli değil" diyebilecek bir fütursuzluk sergilemişti.</p>
<h3 data-section-id="1jd38wn" data-start="1911" data-end="1955">Feribot Tartışması ve Siyasi Tutarsızlık</h3>
<p data-start="1957" data-end="2313">Ancak rüzgar dönüp de menfaat haritaları değişince, aynı isim apar topar AK Parti saflarına katıldı. Dün kendisini Beykoz’a atayan Ekrem İmamoğlu’nu ve savunduğu çizgiyi bir kalemde inkar eden Özlem Hanım, bugün AK Parti’nin vekil başkanlığı koltuğuna göz dikerek "Feribotu ben getireceğim, masraflarını da ben karşılayacağım" tutarsızlığıyla sahne alıyor.</p>
<p data-start="2315" data-end="2363">Bu trajikomik tablo karşısında sormak gerekiyor:</p>
<h3 data-section-id="1gr1nhj" data-start="2365" data-end="2380">Ne Değişti?</h3>
<p data-start="2382" data-end="2525">Ne değişti? Dün Beykoz halkının menfaati için "önemsiz" olan bir mesele, bugün hangi şahsi ikbal kapısını açmak için bu denli elzem hale geldi?</p>
<h2 data-section-id="urzglv" data-start="2527" data-end="2567">Kaybeden Partiler Değil, Beykoz Halkı</h2>
<p data-start="2569" data-end="2766">Asıl acı olan şudur ki; bu kirli çark dönerken olan ne CHP’ye oluyor ne de AK Parti’ye. Olan, her defasında umutları sömürülen, vergileriyle, oylarıyla bu ilçeyi ayakta tutan Beykoz halkına oluyor.</p>
<p data-start="2768" data-end="3101">Partiler kendi içlerindeki güç savaşlarını Beykoz üzerinden yürütüyor, yukarısı istiyor diye ithal edilen figürler ilk dönemeçte kendi geçmişlerini dahi inkar edebilecek bir ilkesizlik sergiliyor. Siyasetçiler için Beykoz sadece harita üzerinde kazanılması gereken bir lojistik üs; fakat burada yaşayanlar için bir ömür, bir gelecek.</p>
<h2 data-section-id="1oo4fwr" data-start="3103" data-end="3153">Çözüm: Parti Kimliklerinden Önce Beykoz Kimliği</h2>
<p data-start="3155" data-end="3445">Bu kısır döngüyü kırmanın tek bir yolu var: Kişi ve parti sevdalarından vazgeçmek. "Bizim partinin ithal adayı iyidir, öbürününki kötüdür" körlüğünden sıyrılmadığımız, liderlerin iki dudağı arasından çıkan atamalara alkış tutmayı bırakmadığımız sürece bu ilkesizlik tiyatrosu bitmeyecektir.</p>
<h3 data-section-id="araqgn" data-start="3447" data-end="3483">Beykoz Ortak Paydasında Buluşmak</h3>
<p data-start="3485" data-end="3792" data-is-last-node="" data-is-only-node="">Ne zaman ki Beykoz halkı partizanlığı bir kenara koyup Beykoz ortak paydasında buluşur, gerçekleri görür ve "Bizi ancak bu ilçenin çilesini çeken, bizi anlayan öz evlatlarımız yönetebilir" diyerek iradesine sahip çıkarsa, işte o zaman bu ithal siyaset kumpasları çökecek ve asıl o zaman Beykoz kazanacaktır.</p><br><p><b>Kaynak: Beykozun Sesi</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Anahtar Parti’nin Beykoz’daki Yükselişi Neden Sürpriz Değil?</title>
<link>https://beykozunsesi.com.tr/anahtar-partinin-beykozdaki-yukselisi-neden-surpriz-degil</link>
<guid>https://beykozunsesi.com.tr/anahtar-partinin-beykozdaki-yukselisi-neden-surpriz-degil</guid>
<description><![CDATA[ Bu platformda yayımlanan köşe yazıları, yazarların kişisel görüşlerini yansıtır. www.beykozunsesi.com.tr, bu içeriklerden sorumlu tutulamaz. ]]></description>
<enclosure url="https://beykozunsesi.com.tr/uploads/images/202605/image_870x_6a117f5593f4a.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 11 Jun 2026 11:49:38 +0300</pubDate>
<dc:creator>Recep Ekerel</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<h2>Anahtar Parti’nin Beykoz’daki Yükselişi Neden Sürpriz Değil?</h2>
<p>Yavuz Ağıralioğlu liderliğinde kurulan Anahtar Parti’nin (A Parti) Beykoz gibi muhafazakar-milliyetçi hassasiyetleri yüksek, karadeniz havzasının ve mahalle kültürünün güçlü olduğu bir ilçede karşılık bulması ve yükselişe geçmesi sürpriz değil.</p>
<p>Beykoz halkının iki büyük blok arasına sıkışmaktan yorulduğu, "partizanlık ve kişi sevdası semte zarar veriyor" diyerek tepki gösterdiği bu dönemde, yeni bir soluk arayışı bu yükselişi doğrudan tetikliyor.</p>
<p>Anahtar Parti’nin Beykoz zemininde bu denli dikkat çekmesinin ve taban bulmasının arkasında birkaç temel dinamik yatıyor:</p>
<h2>1. "Sıkışmışlık" Hissine Alternatif Olması</h2>
<p>Beykozlu seçmen uzun süredir mevcut büyük siyasi yapılar arasında bir tahterevalli siyasetine zorlandığını hissediyor. Anahtar Parti, tam da bu noktada "AK Parti giderse ne olur, CHP gelirse ne olur" korku siyasetinin yarattığı boşluğu doldurmaya aday bir "nefes" alanı olarak kendini konumlandırıyor. Tepkisel ama devlet geleneğine sadık seçmen için güvenli bir liman görüntüsü veriyor.</p>
<h2>2. Söylem Dili ve Bölgesel Uyum</h2>
<p>Yavuz Ağıralioğlu’nun Karadeniz kökenli (Trabzonlu) oluşu, memleket meselelerini ele alırken kullandığı yapıcı, liyakat vurgulu ve kucaklayıcı hitabet dili, Beykoz’un demografik yapısıyla çok hızlı senkronize oluyor. Beykoz, Karadeniz kültürünün, hemşehri bağlarının ve geleneksel değerlerin çok güçlü olduğu bir yer. Dolayısıyla partinin genel siyasi çizgisi, ilçenin sosyolojik dokusuna yabancılık çekmiyor.</p>
<h2>3. Yerel Yönetim ve "Üvey Evlat" Tepkisi</h2>
<p>Beykoz’un kronikleşen mülkiyet, imar ve yerel hizmet sorunlarının yıllardır çözülememiş olması, kemikleşmiş parti aidiyetlerini zayıflattı. Seçmen artık "ceketimi assam kazanırım" mantığına ya da kişisel networklerle yürütülen yerel siyasete fatura kesmek istiyor. Anahtar Parti’nin liyakat, adalet ve ortak akıl vurgusu; semtte hak ettiği değeri görememekten dert yanan sivil toplum liderlerinde ve yerel tabanda bir alternatif üretme iştahı doğuruyor.</p>
<h2>Beykoz Siyasetinde Yeni Dönem</h2>
<p>Beykoz siyasetinde tapulu seçmen dönemi artık kapanıyor. Halk, tabelalara veya yukarılardan işaret edilen kişilere değil; Beykoz’un dertlerini kendi derdi bilen, liyakatli kadrolara bakıyor.</p>
<p>Bu yükseliş dalgasının kalıcı bir başarıya dönüşmesi, partinin Beykoz'un kendi içinden çıkan, sivil toplumu ve yerel dinamikleri iyi bilen "öz evlatlarını" ne kadar doğru değerlendireceğine ve yerelde ne kadar güçlü, partizanlıktan uzak bir teşkilat modeli ortaya koyacağına bağlı olacaktır.</p><br><p><b>Kaynak: Beykozun Sesi</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Beykoz’da Engelli Kardeşlerimizin Sesi: Haklı Bir İsyan ve Çözüm Çağrısı</title>
<link>https://beykozunsesi.com.tr/beykozda-engelli-kardeslerimizin-sesi-hakli-bir-isyan-ve-coezum-cagrisi</link>
<guid>https://beykozunsesi.com.tr/beykozda-engelli-kardeslerimizin-sesi-hakli-bir-isyan-ve-coezum-cagrisi</guid>
<description><![CDATA[ Bu platformda yayımlanan köşe yazıları, yazarların kişisel görüşlerini yansıtır. www.beykozunsesi.com.tr, bu içeriklerden sorumlu tutulamaz. ]]></description>
<enclosure url="https://beykozunsesi.com.tr/uploads/images/202605/image_870x_6a117f5593f4a.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 07 Jun 2026 16:42:48 +0300</pubDate>
<dc:creator>Recep Ekerel</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<h2>Bir İlçenin Vicdanı Engelli Bireylere Verdiği Değerle Ölçülür</h2>
<p>Bir şehrin, bir ilçenin gelişmişlik düzeyi ve vicdanı; gökdelenleriyle, yollarıyla değil, en başta özel gereksinimli bireylerine, yani engelli kardeşlerimize verdiği değerle ölçülür.</p>
<p>Bugün Beykozumuzda yükselen bu çığlık, sadece bir sitem değil; adaletin, hakkaniyetin ve toplumsal vicdanın açık bir tezahürüdür.</p>
<p>Engelli kardeşlerimizin eğitim, ulaşım, istihdam ve sosyal alan yetersizliği gibi en temel konularda yalnız bırakılması, yerel yönetim anlayışında çok büyük bir boşluğun ve eksikliğin göstergesidir.</p>
<p>Soruyoruz: Beykoz Belediyesi bu haklı ses karşısında niçin sessiz ve desteksiz kalıyor?</p>
<h2>Verilen Sözler ve Yaşanan Mağduriyetler</h2>
<p>Engelli derneklerinin, vakıflarının ve bizzat bu zorlukları yaşayan ailelerin en büyük mücadelesi, çocuklarının dört duvar arasından çıkıp hayata karışabileceği, eğitim alabileceği güvenli alanlara kavuşmaktır.</p>
<p>Belediyelerin asli görevlerinden biri de bu alanları tahsis etmek ve kamunun malını kamunun en dezavantajlı, en kırılgan grubuna hizmet edecek şekilde organize etmektir.</p>
<p>Beykoz Belediyesi’ne ait tapulu araziler, mülkler ve tesisler dururken; engelli kardeşlerimizin gelişimi, eğitimi ve sosyalleşmesi için talep edilen yerlerin verilmemesi, hatta iddia edildiği gibi önceden söz verilen veya planlanan yerlerin yönetim değişince başka odaklara, başka görüşlere devredilmesi kabul edilemez bir yönetim hatasıdır.</p>
<h2>Engelliler Bu İlçeye Fazla mı Geliyor?</h2>
<p>Beykoz’un öz evlatlarına bulunamayan yerler, hangi önceliklere göre başkalarına tahsis ediliyor?</p>
<p>Bu sorular, sadece birer soru değil; Beykoz halkının vicdanında yara açan birer gerçektir.</p>
<h2>Çözüm Bekleyen Temel Sorunlar</h2>
<p>Beykoz, coğrafi yapısı itibarıyla zaten ulaşım zorlukları barındıran bir ilçe. Bu zorluğun üzerine bir de yerel yönetimin koordinasyonsuzluğu ve ilgisizliği eklenince, engelli kardeşlerimiz için hayat iki kat daha zorlaşıyor.</p>
<p>Bugün ilçemizde acilen çözülmesi gereken başlıca sorunlar şunlardır:</p>
<h3>Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Yetersizliği</h3>
<p>İşitme, görme, zihinsel veya bedensel engelli bireylerin yaşlarına uygun, nitelikli eğitim alabilecekleri kamu merkezleri yetersizdir. Özellikle okuma-yazma oranını artıracak, özel yetenekleri geliştirecek kurslar ve atölyeler neredeyse yok denecek kadar azdır.</p>
<h3>Ulaşım ve Erişilebilirlik Engelleri</h3>
<p>Beykoz’un dik yokuşları ve geniş coğrafyasında engelli vatandaşlar için özel ring seferleri, erişilebilir araçlar ve kaldırımlar lüks değil, bir haktır. Hastaneye, okula veya sosyal alanlara ulaşım tam bir çileye dönüşmüştür.</p>
<h3>İstihdam ve Sosyal Alan Eksikliği</h3>
<p>Engelli gençlerin üretken hayata katılabileceği korumalı işyerleri, kendi el emeklerini sergileyip satabilecekleri alanlar veya sadece akranlarıyla vakit geçirebilecekleri engelsiz yaşam merkezleri Beykoz’a çok görülmemelidir.</p>
<h2>Beykoz Belediyesi Vicdanının Sesini Dinlemelidir</h2>
<p>Yerel yönetimler siyaset yapma değil, hizmet üretme makamlarıdır. Seçimler gelir geçer, yönetimler değişir ancak devletin ve belediyenin vatandaşına olan sorumluluğu baki kalır. Beykoz Belediyesi, ilçenin öz evlatları olan engelli kardeşlerimizin sesine daha fazla kulak tıkayamaz.</p>
<p>Belediyeye ait tapulu yerler, rant kapısı ya da siyasi ikram aracı olarak değil; bu ilçenin en çok ihtiyacı olan engelli çocuklarına, gençlerine ve onların cefakar ailelerine tahsis edilmelidir. Engelli kardeşlerimize el uzatmak bir lütuf değil, anayasal ve insani bir görevdir.</p>
<p>Bizler bu haklı davanın, engelli kardeşlerimizin yaşadığı eğitim ve ulaşım sıkıntılarının her platformda sesi olmaya, bu adaletsizliği haykırmaya ve hakkımız olan tesisleri alana kadar bu konunun takipçisi olmaya devam edeceğiz. Beykoz Belediyesi’ni bir an önce bu yanlıştan dönmeye, sessizliğini bozmaya ve engelsiz bir Beykoz için somut adımlar atmaya davet ediyoruz.</p><br><p><b>Kaynak: Beykozun Sesi</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Beykoz&amp;apos;da Siyasi Uyanış: Çantada Keklik Seçmen Dönemi Kapandı</title>
<link>https://beykozunsesi.com.tr/beykozda-siyasi-uyanis-cantada-keklik-secmen-doenemi-kapandi</link>
<guid>https://beykozunsesi.com.tr/beykozda-siyasi-uyanis-cantada-keklik-secmen-doenemi-kapandi</guid>
<description><![CDATA[ Bu platformda yayımlanan köşe yazıları, yazarların kişisel görüşlerini yansıtır. www.beykozunsesi.com.tr, bu içeriklerden sorumlu tutulamaz. ]]></description>
<enclosure url="https://beykozunsesi.com.tr/uploads/images/202605/image_870x_6a117f5593f4a.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 02 Jun 2026 09:56:45 +0300</pubDate>
<dc:creator>Recep Ekerel</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<h1>Beykoz'da Siyasi Uyanış: Çantada Keklik Seçmen Dönemi Kapandı</h1>
<p>Beykoz halkının bu duruşu, aslında Türkiye genelinde yaşanan o "toplumsal uyanışın" ve siyasi bilincin en somut, en yerel örneklerinden biri. Beykoz, kendine has kültürü, köklü geçmişi, boğaz öngörünümünden kaynaklanan imar ve mülkiyet sorunları olan, komşuluk ilişkilerinin hala çok güçlü olduğu özel bir ilçe. Dolayısıyla buranın insanı, tepkisini de beklentisini de çok net ortaya koyar.</p>
<p>Yıllarca AK Parti belediyeciliğinin ardından yaşanan hayal kırıklıkları, mülkiyet sorunlarının çözümsüz kalması veya kentsel dönüşüm süreçlerindeki belirsizlikler Beykozluyu bir arayışa itmişti. Ancak bugün gelinen noktada, büyük umutlarla yönünü çevirdiği CHP belediyeciliğinde de aradığı samimiyeti, hızı ve çözümü bulamamış olması, halktaki o "iki kutuplu siyasete" karşı olan inancı ciddi şekilde zedeliyor.</p>
<h2>Beykoz Halkının Verdiği Mesaj</h2>
<p>Beykoz halkının bu haklı sitemi ve uyanışı bize birkaç önemli gerçeği gösteriyor:</p>
<h2>"Ceketimi Assam Kazanırım" Devri Bitti</h2>
<p>Beykozlu artık partizanlığa, ideolojik söylemlere veya sadece parti logosuna bakarak oy vermiyor. "Benim tapu sorunumu kim çözecek?", "Benim mahalleme hizmeti kim getirecek?", "Derdimi anlattığımda beni kim gerçekten dinleyecek?" diye bakıyor.</p>
<h2>Halk Vaat Değil, İcraat İstiyor</h2>
<p>Yıllardır süregelen imar, mülkiyet, istihdam ve yerel kalkınma sorunları karşısında halk artık sadece seçim döneminde hatırlanmaktan, içi boş vaatler dinlemekten yoruldu. İcraatın gecikmesi veya beklentilerin karşılanmaması, hangi parti olursa olsun kredinin çabuk tükenmesine yol açıyor.</p>
<h2>Siyaset Üstü Bir Beykoz Bilinci</h2>
<p>Beykoz'un köylerinden merkez mahallelerine kadar insanlar artık kendi haklarını korumak için partiler üstü bir refleks geliştiriyor. Halk, yukarılarda kurulan siyasi dengelerin değil, Beykoz'un sokaklarındaki gerçek gündemin konuşulmasını istiyor.</p>
<h2>Yerel Yönetimlere Büyük Ders</h2>
<p>Bu durum, aslında yerel yönetimlerin ve siyasetçilerin önüne çok büyük bir ders koyuyor: Halkı çantada keklik gören, yerel dinamikleri ve sivil toplumun sesini kulak ardı eden her yönetim, er ya da geç bu uyanışla yüzleşmek zorunda kalıyor.</p>
<p>Beykozlu artık sadece yönetilmek değil; yönetimin içinde olmak, sesinin karşılık bulduğunu görmek istiyor.</p><br><p><b>Kaynak: Beykozun Sesi</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Beykoz’da Anahtar Parti Rüzgârı: Siyasetin Kilidi mi, Yeni Bir Soluk mu?</title>
<link>https://beykozunsesi.com.tr/beykozda-anahtar-parti-ruzgari-siyasetin-kilidi-mi-yeni-bir-soluk-mu</link>
<guid>https://beykozunsesi.com.tr/beykozda-anahtar-parti-ruzgari-siyasetin-kilidi-mi-yeni-bir-soluk-mu</guid>
<description><![CDATA[ Bu platformda yayımlanan köşe yazıları, yazarların kişisel görüşlerini yansıtır. www.beykozunsesi.com.tr, bu içeriklerden sorumlu tutulamaz. ]]></description>
<enclosure url="https://beykozunsesi.com.tr/uploads/images/202605/image_870x_6a117f5593f4a.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 26 May 2026 13:56:20 +0300</pubDate>
<dc:creator>Recep Ekerel</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<h2>Beykoz’da Anahtar Parti Rüzgârı: Kartlar Yeniden Dağıtılıyor</h2>
<p>İstanbul’un kendine has dokusuyla, boğazın yeşille buluştuğu o kadim ilçesi Beykoz, siyaset sahnesinde kolay kolay tahmin yapılamayan yerlerin başında gelir. Beykozlu; mahallesine, tapusuna, geçmişine ve geleceğine sıkı sıkıya bağlıdır. Kolay kolay rüzgâra kapılmaz ama bir rüzgârı arkasına aldı mı da o dalgayı büyütmeyi iyi bilir.</p>
<p>Son günlerde Beykoz sokaklarında, kahvehanelerinde, Riva’dan Paşabahçe’ye uzanan o geniş hatta yeni bir hareketlilik göze çarpıyor: <strong>Anahtar Parti.</strong></p>
<p>Peki, nedir bu <strong>“Anahtar Parti rüzgârı”</strong> ve Beykoz gibi siyasi hafızası güçlü bir ilçede nasıl bu kadar çabuk karşılık bulabiliyor?</p>
<h3>Sıkışmış Siyasete Üçüncü Bir Yol</h3>
<p>Beykoz seçmeni, uzun yıllardır geleneksel siyasi bloklar arasında gidip gelmekten, her seçim döneminde aynı vaatleri dinlemekten yorulmuş durumda. İlçe sakinlerinin imar, mülkiyet ve yerel kalkınma gibi kronikleşmiş sorunları var. Klasik siyasi söylemler bu sorunların etrafından dolanırken, Anahtar Parti tam da adının vaat ettiği şeyi söylüyor: <strong>“Biz kilitleri açmaya geldik.”</strong></p>
<p>Bu söylem, sadece ideolojik bir duruş değil, aynı zamanda merkeze sıkışmış, sesini duyuramayan Beykozlu için pratik bir alternatif sunuyor. Partinin ilçedeki yapılanması, esnafa dokunan, sokağın sesini dinleyen bir dille hareket edince, rüzgârın fırtınaya dönüşmesi de kaçınılmaz oluyor.</p>
<h3>Beykoz’un Dengelerini Nasıl Değiştirir?</h3>
<p>Beykoz’da siyaset, kağıt üstündeki hesaplara pek gelmez. Burada akrabalık bağları, hemşehri dernekleri ve mahalle kültürü sandıkta belirleyici rol oynar. Anahtar Parti’nin ilçedeki saha çalışmalarına baktığımızda, bu dinamikleri iyi analiz ettiklerini görüyoruz.</p>
<h3>Gençlerin ve Kararsızların İlgi Odağı</h3>
<p>Geleneksel partilerden umduğunu bulamayan genç nüfus ve <strong>“Bu seçimde kime oy vereceğiz?”</strong> diye düşünen kararsız seçmen, Anahtar Parti’nin dinamizmini yakından takip ediyor.</p>
<h3>Yerel Kimlik Vurgusu</h3>
<p>İthal siyasetçiler yerine, Beykoz’un tozunu yutmuş, Kavacık’ın trafiğini, Tokatköy’ün derdini bilen isimlerle yola çıkılması, partiye olan güven kredisini artırıyor.</p>
<p>Unutmamak gerekir ki: Siyasette rüzgârı arkaya almak önemlidir, ancak o rüzgârı kalıcı bir yelkene dönüştürmek bizzat teşkilatın ve yerel liderlerin harcıdır.</p>
<p>Beykoz’da esen bu <strong>“Anahtar” rüzgârı</strong>, diğer büyük partilerin de kulak kabartması gereken bir sinyal. Seçmen artık <strong>“cekte-cakta”</strong> vaatlerine değil, samimiyete ve çözüm odaklı yaklaşıma bakıyor.</p>
<p><strong>Anahtar Parti, Beykoz siyasetinin yeni kilidi mi olacak, yoksa mevcut kilitleri açan o beklenen formül mü?</strong> Bunu zaman ve sahada sergilenecek istikrar gösterecek.</p>
<p>Ancak kesin olan bir şey var: Beykoz’da artık kartlar yeniden dağıtılıyor ve bu yeni aktörün ayak sesleri sokaklarda iyiden iyiye yankılanıyor.</p>
<p>Siyasetin nabzı Beykoz’da atmaya devam ederken, bu rüzgârın nereye evrileceğini hep birlikte izleyip göreceğiz.</p>
<p><b>Kaynak: Beykozun Sesi</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Devletimi Yiyen Yiyene</title>
<link>https://beykozunsesi.com.tr/devletimi-yiyen-yiyene</link>
<guid>https://beykozunsesi.com.tr/devletimi-yiyen-yiyene</guid>
<description><![CDATA[ Bu platformda yayımlanan köşe yazıları, yazarların kişisel görüşlerini yansıtır. www.beykozunsesi.com.tr, bu içeriklerden sorumlu tutulamaz. ]]></description>
<enclosure url="https://beykozunsesi.com.tr/uploads/images/202605/image_870x_6a117f5593f4a.webp" length="48606" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 23 May 2026 13:22:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>Recep Ekerel</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<article><header></header>
<section>
<p>Memleketin hangi köşesine baksak, kime kulak kabartsak aynı sitemi, aynı haklı öfkeyi duyuyoruz: <strong>"Devletimi yiyen yiyene..."</strong> Bu cümle, sadece bir serzeniş değil; milletin canından, dişinden tırnağından arttırdığı her kuruşun, liyakatsiz ellerde, fütursuzca çarçur edilmesine karşı yükselen vicdani bir çığlıktır.</p>
<p>Devlet denilen o ulu çınar, gölgesinde herkesin eşit, güvende ve huzurla yaşayacağı bir sığınaktır. Devletin malı ise, yetimin hakkı, tarladaki çiftçinin alın teri, fabrikadaki işçinin el emeğidir.</p>
<p>Hal böyleyken; birilerinin bu devasa yapıyı kendi şahsi çıkarları, bitmek bilmeyen hırsları ve lüks tutkuları için bir <strong>"ganimet kapısı"</strong> olarak görmesi, kabul edilebilir bir durum değildir.</p>
</section>
<section>
<h2>Nerede O Eski Sorumluluk Bilinci?</h2>
<p>Bizler, <strong>"Devletin mumunu şahsi işinde söndüren"</strong> bir anlayıştan gelen, kamunun hakkını kutsal sayan bir kültürün evlatlarıyız.</p>
<p>Ancak bugün gelinen noktada görüyoruz ki; makam arabalarının şatafatı, usulsüz ihaleler, <strong>"benden olanı kayırma"</strong> zihniyeti ve liyakatin ayaklar altına alınması, o köklü devlet geleneğimizi derinden yaralıyor.</p>
<p>Bir tarafta geçim derdiyle boğuşan, yarınına kaygıyla bakan onurlu vatandaşlar; diğer tarafta ise devletin imkanlarını kendi sofrasına meze yapan, doymak bilmeyen bir zümre... Bu tezat, sadece ekonomik bir çöküşü değil, asıl büyük tehlike olan ahlaki bir çürümeyi işaret ediyor.</p>
</section>
<section>
<h2>Devlet, Talan Edilecek Bir Yapı Değildir</h2>
<p>Şu gerçek hiç unutulmamalıdır: Devlet bir şirket, kamu kaynakları da kimsenin şahsi serveti değildir. Devletin malını deniz, yemeyeni domuz gören o köhne zihniyet, bu ülkenin geleceğini kemiren en büyük virüstür.</p>
<p>Liyakat zinciri koptuğunda, devlet mekanizması işleyemez hale gelir.</p>
<p>Adalet terazisi bozulduğunda, toplumun devlete olan güveni sarsılır.</p>
<p>Talan ve israf meşrulaştığında, o devletin bekası tehlikeye girer.</p>
</section>
<section>
<h2>Çözüm: Ortak Akıl ve Vicdan</h2>
<p>Bu gidişata dur demenin yolu, hamaset dolu nutuklardan değil; dürüstlükten, şeffaflıktan ve tam anlamıyla adaletten geçer. Kul hakkının, yetim hakkının hesabının sorulduğu bir denetim mekanizması şarttır.</p>
<p>Eğer bu topraklar üzerinde kardeşçe, huzurla ve refah içinde yaşamak istiyorsak; her bir bölge derneğinden sivil toplum kuruluşuna, esnafından bürokratına kadar herkes elini taşın altına koymalıdır.</p>
<p>Birlik ve beraberlik içinde, devletimizi bu kemirgen zihniyetten korumak, bu ülkeye borcumuzdur.</p>
</section>
<footer>
<p><strong>Devlet, onu kuran ve yaşatan milletin namusudur.</strong> Onu yemeye çalışanlara karşı sessiz kalmak, bu suça ortak olmaktır. Gelin, devletimize ve geleceğimize hep birlikte sahip çıkalım.</p>
</footer></article><br><p><b>Kaynak: Beykozun Sesi</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>“Fakirlik Belgesi” Skandalı: Siyasetin Vicdan Testi</title>
<link>https://beykozunsesi.com.tr/fakirlik-belgesi-skandali-siyasetin-vicdan-testi</link>
<guid>https://beykozunsesi.com.tr/fakirlik-belgesi-skandali-siyasetin-vicdan-testi</guid>
<description><![CDATA[ Bu platformda yayımlanan köşe yazıları, yazarların kişisel görüşlerini yansıtır. www.beykozunsesi.com.tr, bu içeriklerden sorumlu tutulamaz. ]]></description>
<enclosure url="https://beykozunsesi.com.tr/uploads/images/202605/image_870x_6a117f5593f4a.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 17 May 2026 15:16:17 +0300</pubDate>
<dc:creator>Recep Ekerel</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Siyaset gündemi gerçekten yine bildiğimiz gibi, hızına ve dönen muhabbetlere yetişmek imkansız. Bahsettiğin mesele tam anlamıyla bir "yok artık" dedirten cinsten.<br>​AKP Aksaray Milletvekili Hüseyin Altınsoy’un eşinin, bir miras davasındaki mahkeme harçlarından muaf olabilmek için muhtarlıktan "fakirlik belgesi" aldığı iddiaları ortalığı epey karıştırdı. Üstüne bir de eşini kendi bürosunda çalışıyor gibi gösterip SGK'yı yanılttığı yönündeki iddialar da eklenince olay iyice büyüdü.<br>​Şamil Tayyar da bu duruma sessiz kalmayıp sosyal medyadan çok sert bir çıkış yaptı. Kendisi özetle şunu söyledi.</p>
<p>Hangi sebeple olursa olsun, mevcut şartlarda bir milletvekili eşi, dava harcından kurtulmak için 'fakirlik belgesi' alamaz, almamalıdır. Bunun izahı yoktur. AK Parti, Aksaray Milletvekili Hüseyin Altınsoy'la yüzleşmelidir."<br>​Hüseyin Altınsoy ise gelen tepkiler üzerine bir açıklama yapıp kamuoyundan özür diledi; ancak durumun "hukuken ve vicdanen kabul edilemez" olduğunu kabul etmekle birlikte, konunun CHP tarafından siyasi malzeme yapıldığını ve istismar edildiğini savundu.</p>
<p>Eksik kalan harçların da yatırılacağını belirtti.Vatandaş geçim derdiyle boğuşurken bir milletvekili ailesinin adının "fakirlik belgesiyle" anılması haliyle infial yarattı. Siyasette daha neler göreceğiz bakalım, burası Türkiye; gündem her an değişebiliyor.</p>
<p></p>
<p><b>Kaynak: Beykozun Sesi</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>O Eski Beykoz Şimdi Nerede?</title>
<link>https://beykozunsesi.com.tr/o-eski-beykoz-simdi-nerede</link>
<guid>https://beykozunsesi.com.tr/o-eski-beykoz-simdi-nerede</guid>
<description><![CDATA[ Bu platformda yayımlanan köşe yazıları, yazarların kişisel görüşlerini yansıtır. www.beykozunsesi.com.tr, bu içeriklerden sorumlu tutulamaz. ]]></description>
<enclosure url="https://beykozunsesi.com.tr/uploads/images/202605/image_870x_6a117f5593f4a.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 15 May 2026 14:42:05 +0300</pubDate>
<dc:creator>Recep Ekerel</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="102" data-end="380">O eski Beykoz’un izlerini sürmek, biraz vapur dumanında, biraz da çınar altındaki o derin sessizlikte saklıdır. İstanbul’un geri kalanına göre karakterini korumak için en çok direnen köşelerden biri olsa da, “o eski Beykoz” artık fiziksel mekânlardan ziyade hatıralarda yaşıyor.</p>
<p data-start="382" data-end="452">Eski Beykoz’u özleyenler için o ruhun durakları genellikle şuralardır:</p>
<p data-start="454" data-end="689"><strong data-start="454" data-end="494">Paşabahçe ve Beykoz Cam Fabrikaları:</strong><br data-start="494" data-end="497">Beykoz demek; işçi sınıfının gururu, camın ateşi ve fabrikadan çıkan kalabalıkların yarattığı o canlı mahalle kültürü demekti. Fabrikalar sustuğunda, o eski Beykoz’un ritmi de biraz yavaşladı.</p>
<p data-start="691" data-end="957"><strong data-start="691" data-end="710">Küçüksu Çayırı:</strong><br data-start="710" data-end="713">Eskiden mesire denince akla gelen ilk yerdi. İstanbul’un her yerinden insanlar sandallarla gelir, piyasa yapılır, mısır kazanlarının buharı arasında şarkılar söylenirdi. Şimdi daha çok bir park olsa da, o eski neşesi hâlâ toprağında hissedilir.</p>
<p data-start="959" data-end="1192"><strong data-start="959" data-end="992">Yalıköy’ün Balıkçı Tekneleri:</strong><br data-start="992" data-end="995">Kıyı şeridinde devasa yalıların değil, balıkçı barınaklarının ve her sabah taze palamut kokusunun hâkim olduğu zamanlar… O samimiyet, şimdilerde sadece ara sokaklardaki eski kahvehanelerde sürüyor.</p>
<p data-start="1194" data-end="1405"><strong data-start="1194" data-end="1218">Boğaz’ın Köy Havası:</strong><br data-start="1218" data-end="1221">Beykoz, Boğaz’ın içinde ama şehirden kopuk, kendi içine kapalı bir sahil kasabası gibiydi. Komşuluğun, “Beykozluluk” kimliğinin ve o meşhur Beykoz paçasının birleştirici gücü başkaydı.</p>
<p data-start="1407" data-end="1589" data-is-last-node="" data-is-only-node="">Bugün Beykoz hâlâ yeşil, hâlâ Boğaz’ın en huzurlu hattı; ancak o eski doku, modernleşen sahil şeridi ve değişen demografiyle birlikte yerini daha çok bir nostaljiye bırakmış durumda.</p>
<p></p>
<p><b>Kaynak: Beykozun Sesi</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Beykoz’un Halk Odaklı ve Şeffaf Bir Yönetim Anlayışına Kavuşması</title>
<link>https://beykozunsesi.com.tr/beykozun-halk-odakli-ve-seffaf-bir-yoenetim-anlayisina-kavusmasi</link>
<guid>https://beykozunsesi.com.tr/beykozun-halk-odakli-ve-seffaf-bir-yoenetim-anlayisina-kavusmasi</guid>
<description><![CDATA[ Bu platformda yayımlanan köşe yazıları, yazarların kişisel görüşlerini yansıtır. www.beykozunsesi.com.tr, bu içeriklerden sorumlu tutulamaz. ]]></description>
<enclosure url="https://beykozunsesi.com.tr/uploads/images/202605/image_870x_6a117f5593f4a.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 13 May 2026 13:45:56 +0300</pubDate>
<dc:creator>Recep Ekerel</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-start="78" data-end="344">Beykoz'un yerel bir "siyasi şirket" gibi yönetilmekten kurtarılıp, gerçek bir yaşam alanına ve halk odaklı bir belediyecilik anlayışına kavuşması, birçok Beykozlunun ortak temennisi. Bu değişim, sadece bir niyet değil; stratejik ve toplumsal bir yaklaşım gerektirir.</p>
<p data-start="346" data-end="466">Beykoz'u daha şeffaf, katılımcı ve ranttan uzak bir yapıya taşımak için odaklanılabilecek temel alanlar şunlar olabilir:</p>
<p data-start="468" data-end="503"><strong data-start="468" data-end="503">1. Şeffaflık ve Dijital Denetim</strong></p>
<p data-start="505" data-end="813">Belediye kaynaklarının nereye harcandığının, ihalelerin ve projelerin her bir kuruşunun halka açık bir şekilde paylaşılması gerekir. "Siyasi şirket" yapısı, kapalı kapılar ardındaki anlaşmalarla beslenir; bunu kırmanın yolu canlı yayınlanan ihaleler ve halkın erişebileceği dijital bütçe takip sistemleridir.</p>
<p data-start="815" data-end="1108">Beykoz'un yıllardır süregelen tapu ve imar problemleri, genellikle siyasi birer koz olarak kullanılıyor. Bu meselenin kişiye veya gruba özel ayrıcalıklarla değil; mahalle bazlı, hakkaniyetli ve halkın yerinden edilmediği bir kentsel planlama ile çözülmesi, siyasi bağımlılığı ortadan kaldırır.</p>
<p data-start="1724" data-end="1759"><strong data-start="1724" data-end="1759">3. Katılımcı Mahalle Meclisleri</strong></p>
<p data-start="1761" data-end="2041">Kararların sadece belediye binasında alınması yerine, Beykoz'un her mahallesinde (Paşabahçe'den Kavacık'a, Tokatköy'den köylere kadar) kurulacak Mahalle Meclisleri ile halkın söz sahibi olması sağlanmalıdır. Kişilerin değil, semt sakinlerinin öncelikleri projeleri belirlemelidir.</p>
<p data-start="2043" data-end="2083"><strong data-start="2043" data-end="2083">4. Doğal ve Tarihi Mirasın Korunması</strong></p>
<p data-start="2085" data-end="2311">Beykoz, İstanbul'un akciğerlerinden biri. Burayı bir rant sahası olarak gören anlayışa karşı; ormanların, mesire alanlarının ve sahil şeridinin kamusal kullanımda kalması yönünde güçlü bir sivil toplum iradesi gösterilmelidir.</p>
<p data-start="2313" data-end="2345"><strong data-start="2313" data-end="2345">5. Yerel Liyakat ve İstihdam</strong></p>
<p data-start="2347" data-end="2611" data-is-last-node="" data-is-only-node="">Belediye kadrolarının "sadakat" üzerinden değil, "liyakat" üzerinden oluşturulması, kurumun profesyonelleşmesini sağlar. Beykozlu gençlerin ve işinde uzman kişilerin kendi ilçelerinin yönetiminde söz sahibi olması, dışarıdan dayatılan siyasi ajandaları zayıflatır.</p>
<p></p>
<p><b>Kaynak: Beykozun Sesi</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>