CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer: “Bu düzen düzen değil, bozuk düzen”

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TBMM Genel Kurulunda fon dolandırıcılığına ilişkin kanun teklifini eleştirerek kamu denetimindeki eksikliklere, yatırımcı mağduriyetlerine ve siyasi sorumluluğa dikkat çekti. Gürer, 350 bin fon pay sahibinin haklarının korunması gerektiğini belirterek, “Eğer ortada bir sorun varsa bunun sorumlusu siyasi iktidar.” dedi. Fonla bağlantılı isimlerin açıklanmasını isteyen Gürer, üretim odaklı ekonomi politikalarına geçilmesi çağrısında bulundu.

1x
Ekim 24, 2026 - 21:12
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer: “Bu düzen düzen değil, bozuk düzen”

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulunda yaptığı konuşmada, kamuoyunda tartışılan fon dolandırıcılığı iddialarını, yatırımcıların yaşadığı mağduriyetleri ve konuya ilişkin kanun teklifini değerlendirdi. Fonun işleyişi ve kamu kurumlarının denetim sorumluluğu konusunda iktidara eleştiriler yönelten Gürer, “Bu fona 'asrın soygunu' deniyor ama bu ne ilk olacak ne son olacak çünkü sistem bunu yaratıyor, öncelikle sistemi de sorgulamak gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

“Fon Dolandırıcılığının Ortaya Dökülmesi Sistemin Sorgulanması Gerektiğini Gösteriyor”

Ekonomik koşulların geniş toplum kesimlerini olumsuz etkilediğini belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, kredi kartı borçları ile yatırım arayışında bulunan vatandaşların karşı karşıya kaldığı risklere dikkat çekti.

Gürer, “Ekonominin içinde bulunduğu durumda önemli bir kesim geçim yapabilme riskiyle karşı karşıya. 7 trilyon 340 milyar lira kredi kartı borcu olan geniş bir kesim var. Bunun yanında bir kesim de parasını değerlendirebilmek için bir fon aracılığıyla kendine gelir sağlamayı düşünüyor ama bu fonu kendilerinin çıkarı için kullananlar var.” dedi.

Kamu kurumlarının sürece zamanında müdahale etmesi gerektiğini vurgulayan Gürer, denetim mekanizmalarının yeterince işletilmediğini savundu.

Gürer, “Burada olması gereken, doğal olarak, devletin kurumlarının devreye girmesi ve bu sürecin doğru yönetilmesi. Süreç bilerek, göz yumularak, birilerinin de fayda sağlaması adına bugüne kadar ertelenerek getirilmiş.” ifadelerini kullandı.

AK Parti'nin ekonomi politikalarını da eleştiren Gürer, Millî Görüş hareketinin geçmişte savunduğu bağımsız sanayileşme ve üretim anlayışıyla mevcut ekonomik yapı arasında farklılıklar bulunduğunu söyledi.

Gürer, “Fon dolandırıcılığının ortaya dökülmesi, kamu otoritesinin denetimsizliğiyle bir kez daha sistemin sorgulanması gerektiğini gösteriyor. Üretmeden, kendi kendine yeterliliğini sağlamadan ülkenin sorunlarının bundan sonra da devam edeceği bir gerçek.” diye konuştu.

“Şans Oyunları, Tütün ve Alkolden 1 Trilyon Liranın Üzerinde Vergi Alınıyor”

2027 yılı bütçesindeki vergi gelirlerine ilişkin rakamları paylaşan Gürer, iktidarın söylemleri ile bütçe gelirleri arasında çelişki bulunduğunu ileri sürdü.

Plan ve Bütçe Komisyonuna sunulduğunu belirttiği bütçe rakamlarını değerlendiren Gürer, şunları söyledi:

“2027 yılı bütçesinde şans oyunları vergisi 104 milyar 313 milyon 7 bin lira, tütün mamullerinden sağlanan vergi 795 milyar 979 milyon 342 bin lira, alkollü içeceklerden sağlanan vergi 259 milyar 670 milyon 299 bin lira yani 'Kumara karşıyım, şans oyununa karşıyım, alkole karşıyım.' diyen bir siyasi iktidar 1 trilyonun üzerinde buradan vergi alıyor ve bunu da kamuya maaş olarak veriyor.”

Ekonomide üretim yerine kolay kazanç arayışının yaygınlaştığını savunan Gürer, geçmişte yaşanan dolandırıcılık olaylarını da hatırlattı.

Gürer, “Düzenin içeriğine baktığınız zaman üretmeden para kazanan, kolay yoldan para kazanan, açıkları bulduğu zaman oradan vurgun vuran, Tosuncukların, Çiftlik Bankların olgusunun doğallaştığı bir yapı ve bunun yanında bir de sorumluluk duygusunun olmadığı bir siyasi iklim.” değerlendirmesinde bulundu.

“Otelde Canlar Yanıyor, Tren Kazası Oluyor, Sorumlu Siyasetçi Yok”

Kamu yönetiminde siyasi sorumluluk anlayışını eleştiren Gürer, yaşanan felaketlerin ardından siyasi sorumluluk üstlenilmediğini öne sürdü.

Gürer, “Otelde canlar yanıyor, sorumlu siyasetçi yok; tren kazası oluyor, sorumlu siyasetçi yok; sel geliyor, sorumlu siyasetçi yok; deprem oluyor, sorumlu siyasetçi yok ve herkes kılıfına uydurarak kendi varlığını sürdürüyor.” dedi.

Mevcut yönetim anlayışının benzer sorunların tekrarına zemin hazırladığını savunan Gürer, “Böylesi bir düzende olanların ve olacakların bundan sonra da arkası kesilmez. Öncelikle sistemi sorgulamak lazım. Bu düzen düzen değil, bozuk düzen, adına 'kara düzen' de diyebilirsiniz 'bozuk düzen' de.” ifadelerini kullandı.

“Bir Yıl Önce Uyarı Yapıldıysa Neden Bir Yıldır Göz Yumuldu?”

Fon dolandırıcılığına ilişkin kanun teklifinin mağdurların sorunlarını çözmekte yetersiz kaldığını savunan CHP'li Gürer, kamu otoritesinin denetim görevini sorguladı.

Gürer, “Eğer ortada bir sorun varsa bunun sorumlusu siyasi iktidar. Neden yeterli denetimler yapılmadı? Bir yıl önce Hazine ve Maliye Bakanı bu konuya vurgu yaptığını söylüyor. Neden bir yıldır göz yumuldu?” diye sordu.

Mağdurların kendisine ilettiği mesajlardan örnek veren Gürer, bir yatırımcının ödeme düzenlemesine ilişkin endişelerini aktardı.

Gürer, vatandaşın mesajında şu ifadelerin yer aldığını belirtti:

“Bu 1 milyon liraya kadar olan ödemeler de yatırımcının koşulsuz olarak alacağı tutar değil. Burada bile belirsizlik var. 1 milyon sınırına veya net yatırım tutarına ulaşamadan çok daha düşük bir ödeme alabilme durumu var.”

Kanun teklifinin temel amacının mağduriyetleri gidermek olması gerektiğini vurgulayan Gürer, düzenlemenin bu beklentiyi karşılamadığını savundu.

“Etki Analizinde Parasal Değer Yok, Mağdurların Ne Alacağı Belli Değil”

Fonla ilgili kanun teklifinin etki analizinde yeterli bilgi bulunmadığını belirten Gürer, düzenlemenin mali kapsamının ve yararlanacak kişilere sağlanacak ödemelerin netleştirilmediğini söyledi.

Gürer, “Genelde Plan ve Bütçe Komisyonuna gittiğim zaman etki analizlerini alırım, onlara da bakarım, parasal değer nedir, ne değildir; burada yaşanan sorun neyi kapsıyor?” dedi.

Yaklaşık otuz beş gündür kamuoyunda tartışıldığını belirttiği fonla ilgili etki analizini eleştiren Gürer, şöyle devam etti:

“Bu fonla ilgili etki analizinin tanımlamasının içinde bir şey yok; parasal değer yok, buradaki faydalanacak kişilerin dahi bundan ne kadar faydalanacağına dair bir netlik yok, dün gece gelen önergeyle ortaya çıkan durumun nereye evrileceği konusunda somut bir açıklama yok.”

Düzenlemenin yatırımcıların haklarını korumaktan çok bazı kişilerin hukuki sorumluluktan kurtulmasına hizmet edebileceğini ileri süren Gürer, iktidara yakın olduğunu iddia ettiği isimlere yönelik eleştirilerde bulundu.

Gürer, “Yalnızca iktidara yakın isimlerden oluştuğu görülen önemli bir kesimin olumsuzluğu bertaraf edip parayı iade ederek cezaevine girmesi ya da sorgulanması ya da yargılanmasının önünü kesecek bir düzenlemeyle buradayız.” ifadelerini kullandı.

“Parayı İade Et, Paçayı Kurtar Anlayışıyla Düzenleme Yapılıyor”

Kanun teklifinin içeriğine ilişkin eleştirilerini sürdüren Gürer, dolandırıcılık iddiaları kapsamında elde edilen paraların iade edilmesinin tek başına yeterli görülmemesi gerektiğini savundu.

Gürer, “Diyor ki 'Sen buradaki vurgun vurduğun parayı iade et, sen oradan paçayı kurtar.' Amaç, mağduriyeti çözmek olsa, mağdurun yaşadığı problemleri ortadan kaldırmak olsa bakış ve yaklaşım muhalefetten gelen öneriler doğrultusunda gerçekleşir.” dedi.

Düzenlemenin bazı kişilere hukuki avantaj sağlayabileceğini iddia eden Gürer, “Burada amaç, tanınan, bilinen, adı ortaya çıkan ve iktidara yakın olanların yargı önünde 'Parayı iade ettim, kurtuldum.' noktasında bir düzenlemeyi gerçekleştiriyor.” değerlendirmesinde bulundu.

“350 Bin Fon Pay Sahibinin Ne Kadar Ödeme Alacağı Net Değil”

Fon pay sahiplerine yapılacak ödemelerde belirsizlik bulunduğunu belirten Gürer, kanun teklifindeki 350 bin yatırımcıya ilişkin ifadenin açıklığa kavuşturulmasını istedi.

Gürer, “350 bin fon pay sahibinin net yatırım tutarının ödenebileceği ifadesinde bu sayının tekil yatırımcıyı mı yoksa farklı bir değerlendirmeyi mi içerdiği dahi somut değil.” dedi.

Tasfiye sürecinde yatırımcıların enflasyona karşı korunup korunmayacağının da belirsiz olduğunu ifade eden Gürer, “Tasfiye sürecinde enflasyona karşı mağdurlar korunacak mı? Böyle bir tanımlamanın da buradaki kanun teklifinde yer almadığını görüyoruz.” diye konuştu.

Hisse mağdurlarının sorunlarının da çözüme kavuşturulması gerektiğini belirten Gürer, teklifin yaşanan mağduriyetleri bütünüyle ortadan kaldıracak bir yaklaşım içermediğini savundu.

“Bir Tarafta Fon Vurgunları, Diğer Tarafta Akşam Ne Yiyeceğini Düşünen İnsanlar Var”

Ekonomik eşitsizliklere dikkat çeken CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, yüksek faiz, enflasyon ve haksız kazanç sorunlarının toplum üzerindeki etkilerini değerlendirdi.

Gürer, “Bir taraftan yüksek faiz, bir taraftan enflasyon, bir taraftan fon vurgunları, bir tarafta haksız kazanç, öbür tarafta 'Akşam evde ne yemek olacak?' ya da 'Ne götüreyim?' diye düşünen, önemli, 50 milyona erişmiş, yoksul bir kesim; sürdürülebilir bir anlayış ve süreç değil.” ifadelerini kullandı.

Gelir dağılımındaki eşitsizliğin derinleştiğini savunan Gürer, üretime dayalı ekonomi politikalarının geliştirilmesi gerektiğini belirtti.

Gürer, “Bütünüyle bir mağduriyet var, bu mağdurların sorunu çözülmeli ama artık sistem de sorgulanmalı, paradan para kazanmak yerine toplumsal olarak var olan, kendi dokumuzu sahiplenip üretimi geliştirecek bir yaklaşımı bu ülkenin temeline almalıyız.” dedi.

Ekonomik sorunların yalnızca bürokratik yönetimle açıklanamayacağını vurgulayan Gürer, siyasi sorumluluğa işaret ederek, “Yoksulun yoksullaştığı, zenginin zenginleştiği, parasını korumayı düşünenin dahi mağduriyet yaşar olduğu yerde bu olayların kaynağı bütünüyle doğru bir yönetim tarzının olmaması, bürokrasinin sorumluluğu kadar siyasilerin de sorumluluğu olduğu unutulmamalı.” değerlendirmesinde bulundu.

“Vurguncular Kim, İsimler Neden Açıklanmıyor?”

Fon dolandırıcılığı iddiaları kapsamında bazı bürokratların görevden alındığını hatırlatan Gürer, sorumluluğu bulunduğu iddia edilen kişilerin kamuoyuna açıklanmasını istedi.

Gürer, “Görevden alınmalar oldu ama bürokratlardan oldu. 'İsimler açıklansın, vurguncular kim?' diyorsunuz, oraya geldi mi ses yok. 'Ucu kime dokunursa dokunsun.' deyip de niye açıklamıyorsunuz?” sözleriyle tepki gösterdi.

AK Parti Grup Başkanvekillerinin de isimlerin açıklanması yönünde görüş bildirdiğini söyleyen Gürer, bu konuda siyasi partiler arasında ortak bir yaklaşım oluştuğunu ifade etti.

Gürer, “AK PARTİ'nin Grup Başkan Vekilleri de 'Açıklansın.' diyor, o zaman genel bir mutabakat var. O isimler de açıklansın, kamuoyu da herkesin ne olduğunu bilsin.” çağrısında bulundu.

“Başkasının Hakkını Gasbederek İyi İnsan Olamazsınız”

Konuşmasının son bölümünde toplumsal değerler ile kişisel çıkar arasındaki ilişkiye değinen Gürer, inanç ve ahlak anlayışının davranışlara yansıması gerektiğini söyledi.

Gürer, “'İnançlıyım.' demek o inancı yaşayan kimlikle olur. 'İnançlıyım.' demek görünürde kendini tanımladığın noktanın dışında erdiğin olanaklarla daha iyi yaşama kendini transfer etmek değildir.” ifadelerini kullandı.

Lüks yaşam ve haksız kazanç üzerinden eleştirilerini sürdüren Gürer, “Lüks yaşamın içinde olmak ve her türlü olanağı kendin için yaratmak için başkasının hakkını gasbetmeyeceksin. Gasbediyorsan da iyi insan olamazsın.” dedi.

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, fon mağdurlarının haklarının korunması, sorumluların açıklanması ve kamu denetiminin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladığı konuşmasını TBMM Genel Kurulunu selamlayarak tamamladı.

Tepkiniz Nedir?

Beğenmek Beğenmek 0
Beğenmemek Beğenmemek 0
Aşk Aşk 0
Eğlenceli Eğlenceli 0
Sinirli Sinirli 0
Üzgün Üzgün 0
Vay Vay 0