CHP Tekirdağ Milletvekili Cem Avşar: “Daha kaç canımızı riskli yapılarda kaybedeceğiz?”

17 Ağustos Marmara Depremi’nin yıldönümünde Türkiye’deki riskli yapı stokunu TBMM gündemine taşıyan CHP Tekirdağ Milletvekili Cem Avşar, “Riskli Yapı Tespit Kurumu” kurulmasını öngören kanun teklifini Meclise sundu. Avşar, ülke çapında yapı envanteri çıkarılması, risklerin sürekli izlenmesi ve “Ulusal Yapı Stoku Bilgi Sistemi” oluşturulmasını istedi.

1x
Ağustos 17, 2026 - 16:46
CHP Tekirdağ Milletvekili Cem Avşar: “Daha kaç canımızı riskli yapılarda kaybedeceğiz?”


CHP Tekirdağ Milletvekili Cem Avşar, 17 Ağustos Marmara Depremi’nin yıldönümünde, Türkiye’deki riskli yapı stokunun tespit edilmesi ve yapı güvenliğine ilişkin verilerin bütüncül biçimde yönetilmesi amacıyla hazırladığı kanun teklifini Türkiye Büyük Millet Meclisine sundu. Teklif, “Riskli Yapı Tespit Kurumu” (RİYTEK) adıyla yeni bir kurumsal yapı oluşturulmasını öngörüyor.

Avşar, teklifin gerekçesinde deprem riskine karşı tedbir alınması, riskli yapıların ve afet riski taşıyan bölgelerin belirlenmesi, yapıların risk durumuna göre güçlendirilmesi veya yıkımının sağlanmasının kamunun temel sorumlulukları arasında bulunduğunu belirtti.

“DEVLETİN ASLİ VE DEVREDİLEMEZ GÖREVİ”

Anayasa, yürürlükteki mevzuat ve ulusal planlardaki hükümlere işaret eden Avşar, “Deprem riskine karşı tedbir almak, riskli yapıları ve afet riski olan bölgeleri belirlemek, riskli yapıların risk durumuna göre güçlendirilmesini ya da yıkımını sağlayarak güvenli ve sağlıklı yaşam çevreleri teşkil etmek devletin asli ve devredilemez görevidir.” değerlendirmesinde bulundu.

Yapı stoku envanterinin çıkarılmasını anayasal ve kamusal bir sorumluluk olarak nitelendiren Avşar, riskli yapıların tespit edilmesinin tercihe bırakılamayacağını kaydetti.

“TERCİHE BIRAKILAMAZ”

Mevcut yapı stokunun bilimsel yöntemlerle ortaya çıkarılması, izlenmesi ve sürekli güncellenmesinin herhangi bir kurumun tercihine bırakılabilecek teknik bir faaliyet olmadığını belirten Avşar, çalışmanın kurumlar arası eşgüdümle yürütülmesi gerektiğini ifade etti.

Avşar, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile AFAD başta olmak üzere yerel yönetimler, ilgili kamu kurumları, üniversiteler ve meslek kuruluşlarının koordinasyon içinde hareket etmesinin temel bir kamusal görev olduğunu vurguladı.

“GÜVENİLİR VE BÜTÜNCÜL VERİ TABANI YOK”

AFAD tarafından deprem riskini azaltmak ve depreme dirençli bir toplum oluşturmak amacıyla hazırlanan Ulusal Deprem Stratejisi ve Eylem Planı’na (UDSEP 2012-2023) değinen Avşar, yapı stoku envanterinin çıkarılması hedefinin aradan geçen süreye rağmen tamamlanmadığını savundu.

Avşar, “Bu rapora göre 2017 yılına kadar ülkemizdeki yapı stokunun envanterinin çıkarılıp bunlara müdahale edilmesi gerekmekteydi. Ne yazık ki, 2026 Türkiye’sinde eski yönetmeliklere göre inşa edilen, mühendislik hizmeti almayan, denetimsiz değişikliklere uğrayan, kaçak eklentiler yapılan veya imar aflarıyla kâğıt üzerinde yasal hale getirilen milyonlarca yapının gerçek durumu hâlâ bilinmemektedir. Daha vahimi, hangi yapıların ne ölçüde risk taşıdığına ilişkin ülke çapında güvenilir ve bütüncül bir veri tabanı bulunmamaktadır.” dedi.

“YÜKSEK DEPREM RİSKİ VE YÜKSEK RİSKLİ KONUT STOKU”

Türkiye’nin jeolojik açıdan yüksek deprem riski taşıdığına dikkati çeken Avşar, 86 milyon nüfusun yüzde 71’inin deprem riski bulunan bölgelerde yaşadığını ve ülkede ortalama iki yılda bir yıkıcı deprem meydana geldiğini ifade etti.

Avşar, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un açıklamalarına atıfta bulunarak Türkiye’de 6 milyon bağımsız birimin risk altında bulunduğunu, bunlardan 2 milyonunun acil dönüşüm beklediğini aktardı. İstanbul’da ise 7,5 milyon ev ve iş yerinden 1,5 milyonunun mühendislik hizmeti ve zemin koşulları nedeniyle ileri derecede risk taşıdığını, bunların 600 bininin ciddi risk altında bulunduğunu kaydetti.

“YAPI ENVANTERİ DAHİ YOK”

Mevcut yapı stokuna ilişkin temel bilgilerin bütüncül ve güvenilir biçimde bulunmadığını savunan Avşar, “Birçok yapı için; projelerinin arşivlerde bulunup bulunmadığını, hangi deprem yönetmeliğine göre tasarlanıp inşa edildiğini, kullanılan malzemenin niteliğini, taşıyıcı sistemine sonradan müdahale edilip edilmediğini, güçlendirme işlemi görüp görmediğini, mevcut kullanımının ruhsat ve projeleriyle uyumlu olup olmadığını kesin olarak bilemiyoruz.” ifadelerini kullandı.

“DEPREM GÜVENLİĞİ YALNIZCA BİR MÜHENDİSLİK DİSİPLİNİ DEĞİL”

Bir toplumun güvenli yaşam koşullarının, sahip olduğu yapı stokunu ne ölçüde tanıdığı ve izlediğiyle doğrudan bağlantılı olduğunu belirten Avşar, kent güvenliğinde planlama ve risk yönetiminin önemine işaret etti.

Avşar, “Deprem güvenliği yalnızca bir mühendislik disiplini konusu değil, aynı zamanda şehir planlamasının ve kamu yararını esas alan yönetim anlayışının en temel sorumluluklarından biridir.” değerlendirmesini yaptı.

“BÜTÜNCÜL BİR KAMU YÖNETİMİ YAKLAŞIMI”

Depreme dirençli şehirlerin oluşturulmasının mevcut yapı stokunu tanıyan, riskleri sürekli izleyen ve bilimsel verilere dayanan bütüncül bir kamu yönetimiyle mümkün olduğunu belirten Avşar, TMMOB başta olmak üzere meslek odaları ve uzmanların görüşlerinden yararlanılması gerektiğini ifade etti.

Avşar, ülkedeki ihtiyacın dikkate alınarak teklifin hayata geçirilmesinin önem taşıdığını kaydetti.

RİSKLİ YAPI TESPİT KURUMU İÇİN DOKUZ TEMEL FAALİYET

Avşar, kanun teklifiyle ilgili kurumların iş birliği içinde çalışacağı Riskli Yapı Tespit Kurumunun (RİYTEK) oluşturulmasını amaçladıklarını açıkladı. Teklife göre kurumun ülke çapında yapı stoku envanteri çıkarması ve yapıların risk durumlarını belirleyerek güçlendirme, yenileme ve tahliye süreçlerine ilişkin önceliklendirme ve takvim oluşturması öngörülüyor.

Teklifte ayrıca elde edilen veriler doğrultusunda güçlendirme, dönüşüm ve afet riskini azaltmaya yönelik politikaların geliştirilmesi, finansal ve hukuki sorunların çözümünde kamu desteğinin sağlanması hedefleniyor.

Avşar, yapıların bütün yaşam döngüsünü kapsayacak ve ilgili kurumların kullanımına açık olacak “Ulusal Yapı Stoku Bilgi Sistemi” kurulmasını da teklif etti. Sistemin yalnızca veri depolayan değil, yapıların güvenliğinin takip edilmesine olanak sağlayan bir mekanizma olarak çalışması amaçlanıyor.

Teklif kapsamında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, AFAD, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, belediyeler ve diğer ilgili kurumların yapı verilerinin ortak standartlarla entegre edilmesi; yapı stoku envanterinin sürekli güncellenen ve kamu kaynaklarıyla sürdürülen bir hizmet haline getirilmesi öngörülüyor.

Üniversitelerin, meslek odalarının ve uzmanlık kuruluşlarının bilgi birikiminden kurumsal olarak yararlanılmasını isteyen Avşar, üretilen verilerin kamuoyuyla paylaşılması ve politika geliştirme çalışmalarında kullanılması gerektiğini belirtti.

Teklifte ayrıca binalardaki tadilatlar, kullanım amacı ve fonksiyon değişiklikleri dahil olmak üzere yapılara gerçekleştirilen müdahalelerin kayıt altına alınmasını sağlayacak “Periyodik Yapı Kontrolü Sistemi” kurulması öngörüldü.

Avşar, 17 Ağustos Marmara Depremi’nin yıldönümünde sunduğu teklifle yapı stokunun ülke çapında tespit edilmesini, risklerin bilimsel verilerle izlenmesini ve kurumlar arasında kalıcı koordinasyon sağlanmasını amaçladıklarını belirterek, “Daha kaç canımızı riskli yapılarda kaybedeceğiz?” sorusunu gündeme taşıdı.


Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI

Tepkiniz Nedir?

Beğenmek Beğenmek 0
Beğenmemek Beğenmemek 0
Aşk Aşk 0
Eğlenceli Eğlenceli 0
Sinirli Sinirli 0
Üzgün Üzgün 0
Vay Vay 0