Devletimi Yiyen Yiyene

Bu platformda yayımlanan köşe yazıları, yazarların kişisel görüşlerini yansıtır. www.beykozunsesi.com.tr, bu içeriklerden sorumlu tutulamaz.

1x
Mayıs 23, 2026 - 13:22
Devletimi Yiyen Yiyene

Memleketin hangi köşesine baksak, kime kulak kabartsak aynı sitemi, aynı haklı öfkeyi duyuyoruz: "Devletimi yiyen yiyene..." Bu cümle, sadece bir serzeniş değil; milletin canından, dişinden tırnağından arttırdığı her kuruşun, liyakatsiz ellerde, fütursuzca çarçur edilmesine karşı yükselen vicdani bir çığlıktır.

Devlet denilen o ulu çınar, gölgesinde herkesin eşit, güvende ve huzurla yaşayacağı bir sığınaktır. Devletin malı ise, yetimin hakkı, tarladaki çiftçinin alın teri, fabrikadaki işçinin el emeğidir.

Hal böyleyken; birilerinin bu devasa yapıyı kendi şahsi çıkarları, bitmek bilmeyen hırsları ve lüks tutkuları için bir "ganimet kapısı" olarak görmesi, kabul edilebilir bir durum değildir.

Nerede O Eski Sorumluluk Bilinci?

Bizler, "Devletin mumunu şahsi işinde söndüren" bir anlayıştan gelen, kamunun hakkını kutsal sayan bir kültürün evlatlarıyız.

Ancak bugün gelinen noktada görüyoruz ki; makam arabalarının şatafatı, usulsüz ihaleler, "benden olanı kayırma" zihniyeti ve liyakatin ayaklar altına alınması, o köklü devlet geleneğimizi derinden yaralıyor.

Bir tarafta geçim derdiyle boğuşan, yarınına kaygıyla bakan onurlu vatandaşlar; diğer tarafta ise devletin imkanlarını kendi sofrasına meze yapan, doymak bilmeyen bir zümre... Bu tezat, sadece ekonomik bir çöküşü değil, asıl büyük tehlike olan ahlaki bir çürümeyi işaret ediyor.

Devlet, Talan Edilecek Bir Yapı Değildir

Şu gerçek hiç unutulmamalıdır: Devlet bir şirket, kamu kaynakları da kimsenin şahsi serveti değildir. Devletin malını deniz, yemeyeni domuz gören o köhne zihniyet, bu ülkenin geleceğini kemiren en büyük virüstür.

Liyakat zinciri koptuğunda, devlet mekanizması işleyemez hale gelir.

Adalet terazisi bozulduğunda, toplumun devlete olan güveni sarsılır.

Talan ve israf meşrulaştığında, o devletin bekası tehlikeye girer.

Çözüm: Ortak Akıl ve Vicdan

Bu gidişata dur demenin yolu, hamaset dolu nutuklardan değil; dürüstlükten, şeffaflıktan ve tam anlamıyla adaletten geçer. Kul hakkının, yetim hakkının hesabının sorulduğu bir denetim mekanizması şarttır.

Eğer bu topraklar üzerinde kardeşçe, huzurla ve refah içinde yaşamak istiyorsak; her bir bölge derneğinden sivil toplum kuruluşuna, esnafından bürokratına kadar herkes elini taşın altına koymalıdır.

Birlik ve beraberlik içinde, devletimizi bu kemirgen zihniyetten korumak, bu ülkeye borcumuzdur.

Devlet, onu kuran ve yaşatan milletin namusudur. Onu yemeye çalışanlara karşı sessiz kalmak, bu suça ortak olmaktır. Gelin, devletimize ve geleceğimize hep birlikte sahip çıkalım.


Kaynak: Beykozun Sesi

Tepkiniz Nedir?

Beğenmek Beğenmek 0
Beğenmemek Beğenmemek 0
Aşk Aşk 0
Eğlenceli Eğlenceli 0
Sinirli Sinirli 0
Üzgün Üzgün 0
Vay Vay 0