Bir Evladın En Büyük Lüksü Baba Kucağı

Bu platformda yayımlanan köşe yazıları, yazarların kişisel görüşlerini yansıtır. www.beykozunsesi.com.tr, bu içeriklerden sorumlu tutulamaz.

1x
Haziran 23, 2026 - 03:06
Bir Evladın En Büyük Lüksü Baba Kucağı

​Geçtiğimiz hafta sonu sokaklar, birbirine zıt gibi görünen ama tam merkezinde insan ruhunu barındıran iki büyük dalganın kesişim kümesiydi. Bir yanda geleceklerini üç beş saate sığdırmaya çalışan gençlerin YKS maratonu, diğer yanda ise takvimlerin sessizce fısıldadığı Babalar Günü.

Okul önlerindeki o heyecanlı kalabalığı izlerken, şairin "Babanın prensesidir narin kızları..." dizeleri canlandı zihnimde. Ancak o demir kapıların ardındaki manzara, bu dünyanın en görkemli ama en ağır mirasını; yani nereye giderse gitsin insanın arkasından yürüyen o temiz baba itibarını ve onun eksikliğini tüm çıplaklığıyla yüzümüze vuruyordu.

​Okul bahçelerindeki sosyolojik gerçeklik, toplum olarak nereye doğru evrildiğimizin sessiz bir kanıtı gibiydi. Bazı çocuklar şanslıydı; sağında annesi, solunda babasıyla adımlıyordu o heyecanlı yolları. Bazıları ise sadece annesiyle gelmişti; ayrılığın yükünü tek başına sırtlayan, hem anne hem baba olan o güçlü kadınların elleri, çocuklarının yüreğinden daha çok titriyordu. Aileyi dişi kuşun yaptığı doğruydu, evet; ama o kuşun fırtınalarda sığınacağı koca bir dağa, yani bir babaya ihtiyacı yadsınamaz bir gerçekti.

​Tam da bu yüzden kalbimi en çok acıtan, kalabalığın içinde tek başına, sırt çantasıyla kimsesiz gibi sınava gelenlerin ya da dedesinin elini tutmuş genç yüreklerin o "gıptayla bakan" buruk gözleri oldu. Çünkü bir genç kızın veya bir delikanlının gözlerinde o an umutsuzluk görüyorsanız bilirsiniz ki; ya arkasında yaslanacak bir çınarı yoktur ya da o çınar yerindedir ama gölge etmeyi unutmuştur. Gücü tükenen çocuğun sığınacak bir baba kucağı yoksa, hayat onun için o sınav salonundan çok daha önce zorlaşmıştır.

​Oysa baba kelimesi sadece kuru bir otoriteyi değil; saygıyı, sevgiyi ve en çok da karşılıksız fedakarlığı barındırır. Özellikle bir kız çocuğu için baba; arkasını yasladığı, asla yıkılmayacağını bildiği koca bir dağ, hayatın dalgalarına karşı sığındığı ilk ve son limandır. Öğretmenine kırılıp ağlayan kız çocuğunun gözyaşı babanın yüreğine akar; anne mutfaktan kovaladığında, sığınılacak ilk güvenli bölge yine babanın kucağıdır. Kız çocukları büyürken hep babaları gibi bir eş hayal eder; erkek çocuklar ise babaları gibi bir kahraman olmayı düşler. Bir de sırtını dayadıysa, o baba evladının en büyük kahramanı olur.

​İşte bu yüzden, zor şartlarda geçim mücadelesi verirken bile evladına hissettirmeden dünyaları sunmaya çalışan, yemeyip yediren, giymeyip giydiren tüm babalar bu hayatın gerçek kahramanlarıdır. Sadece kan bağıyla bağlı olanların değil; eşinden ayrılıp tek başına evlat büyüten, hem ana hem baba olan o fedakar yüreklerin ve "baba" kelimesinin içini saygıyla, sorumlulukla doldurabilen herkesin günü kutlu olsun.

​Bir evladın en büyük lüksü, sırtını dayadığı dağın ona güvenmesidir. Evladına paradan ve puldan daha değerli olan o temiz "itibarı" miras bırakabilen, gölgesiyle bile evladını koruyan tüm güzel yüreklere selam olsun. Vesselam

Kaynak: Beykozun Sesi

Tepkiniz Nedir?

Beğenmek Beğenmek 0
Beğenmemek Beğenmemek 0
Aşk Aşk 0
Eğlenceli Eğlenceli 0
Sinirli Sinirli 0
Üzgün Üzgün 0
Vay Vay 0
Nur Delice Nur Delice, kadın, aile ve gençlik alanındaki çalışmalarıyla öne çıkan bir proje koordinatörü, köşe yazarı ve yorumcudur. 2023–2025 yılları arasında Türk Dünyası Akademisyenler ve Bürokratlar Birliği, İç Anadolu Birliği ve Dünya Muhabirler Birliği Türkiye’de Kadın Kolları Genel Başkanı ve Genel Başkan Yardımcısı olarak görev yapmıştır. Ayrıca çeşitli derneklerde denetmenlik ve proje koordinatörlüğü üstlenmiştir. Anadolu Üniversitesi İşletme ve Büro Yönetimi mezunu olan Delice, kariyerine Diyanet İşleri Başkanlığı’nda başlamış, HÜKSAM ve özel sektörde insan kaynakları ve proje yönetimi alanlarında çalışmıştır. 2017’den itibaren göçmen sağlığı, kadın sorunları ve dezavantajlı gruplara yönelik sosyal projelerde aktif rol almıştır. Koordinatörlüğünü yaptığı projeler arasında “Çocuklarımızın Sessiz Çığlığına Ses Olalım” etkinliği, Kırıkkale’de “Kurumuş Çiçekler Açtı” sergisi, bilim insanı ve öğretmenler için düzenlenen ödül törenleri, ebru sergileri ve kadın girişimcileri destekleyen kültür–sanat çalışmaları yer almaktadır. Türkiye’nin ilk sadece kadınlara özel “Yılın Kadın Enleri” ödül törenini de organize etmiştir. Birçok eğitim ve sertifikaya sahip olan Nur Delice, kadınların birleştirici gücünü vurgulayan çalışmalarıyla toplumsal fayda oluşturmayı sürdürmektedir. Yazıları ve şiirleriyle de düşüncelerini topluma aktarmaktadır.