İYİ Parti Milletvekilleri Hakan Şeref Olgun ve Uğur Poyraz’dan Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşme Kanun Teklifi’ne kapsamlı itiraz
İYİ Parti, TBMM Adalet Komisyonunda görüşülen 2/3793 esas numaralı Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi’ne kapsamlı muhalefet şerhi sundu. Af niteliği, Anayasa’ya aykırılık, yargı bağımsızlığı, mağdur hakları ve komisyon sürecine ilişkin itirazların sıralandığı şerhte, teklifin tümünün reddedilmesi gerektiği savunuldu.
İYİ Parti, Türkiye Büyük Millet Meclisi Adalet Komisyonunda ele alınan 2/3793 esas numaralı Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi hakkında muhalefet şerhini hazırladı. İYİ Parti Afyonkarahisar Milletvekili Hakan Şeref Olgun ile Antalya Milletvekili Uğur Poyraz imzalı şerhte, teklifin yalnızca bazı maddelerine değil; adına, hazırlanış yöntemine, siyasi kabullerine, genel gerekçesine ve bütün maddelerine itiraz edildi.
5 Ağustos 2026 tarihinde TBMM Başkanlığına sunularak esas komisyon olarak Adalet Komisyonuna havale edilen teklifin, yürürlük ve yürütme maddeleriyle birlikte 12 maddeden oluştuğu belirtildi. Düzenlemenin PKK/KCK terör örgütü ve bağlantılı oluşumlar bakımından soruşturma, kovuşturma, koruma tedbirleri, kesinleşmiş mahkûmiyetlerin infazı, hak yoksunlukları, silah ve malzeme teslimi ile özel bir takip mekanizması öngördüğü kaydedildi.
Muhalefet şerhinde, “Terör örgütünün silahsızlandırılması ve Türkiye Cumhuriyeti Devletinin hâkimiyetine karşı cüret ettiği silahlı tehdidin bütünüyle ortadan kaldırılması tartışmasız bir devlet görevidir.” ifadesine yer verildi.
İYİ Parti’nin temel itirazlarından birinin silah bırakılması ile geçmişte işlenen suçların hukuki sonuçlarının birbirinden ayrılması gerektiği olduğu belirtildi. Şerhte, “Terör örgütü silah bırakabilir fakat Türkiye Cumhuriyeti Devleti devlet olma vasfını bırakamaz. Teklifin tümü maddeleriyle birlikte bir ihanet metnidir.” değerlendirmesi yapıldı.
“MAĞDURLARA İLİŞKİN ÖZEL GÜVENCE ÖNGÖRÜLMÜYOR”
Muhalefet şerhinde, teklif kapsamında failin ne zaman başvuracağı, dosyaların hangi sürelerle erteleneceği, hangi koşullarda davaların düşeceği, cezaların ne zaman infaz edilmiş sayılacağı ve hak yoksunluklarının hangi aşamada kaldırılabileceğine ilişkin hükümler bulunduğuna dikkat çekildi.
Buna karşılık şehit yakınlarının, gazilerin ve terör mağdurlarının sürece katılımı, bilgilendirilmesi, itiraz hakkı, zararlarının giderilmesi ve hakikate ulaşması konusunda özel güvenceler bulunmadığı savunuldu. Şerhte, “Bu yaklaşımın millî dayanışma olarak adlandırılması başlı başına ağır bir kavram ve vicdan sorunudur.” ifadeleri kullanıldı.
TBMM’YE YAPILAN BAŞVURULAR SIRALANDI
İYİ Parti, teklifin Adalet Komisyonundaki görüşmelerinden önce TBMM Başkanlığı, Anayasa Komisyonu Başkanlığı ve Adalet Komisyonu Başkanlığına çeşitli başvurular yaptığını bildirdi.
Şerhte; teklifin işleme alınmadan sahiplerine iade edilmesi, Anayasa Komisyonuna havale edilmesi, komisyon görüşmelerinin TBMM Tören Salonu’nda yapılması, görüşmelerin canlı yayınlanması, şehit aileleri ve gaziler başta olmak üzere ilgili kişi ve kurumların komisyona davet edilmesi, hazırlık sürecindeki bilgi ve belgelerin milletvekillerine sunulması ve alt komisyon kurulmasının talep edildiği aktarıldı.
İYİ Parti, söz konusu taleplerin karşılanmadığını ve başvuruların komisyon görüşmeleri tamamlanıncaya kadar muhalefetin denetim işlevini karşılayacak şekilde cevaplandırılmadığını savundu.
Şerhte, “Yasama faaliyeti yalnızca oylama sonucundan ibaret değildir. Kanunun meşruiyeti, hangi bilgilere dayanılarak hazırlandığı, hangi görüşlerin dinlendiği, muhalefetin itirazlarına nasıl cevap verildiği ve kamuoyunun süreci ne ölçüde denetleyebildiğiyle de ilgilidir.” denildi.
“DÜZENLEME ÖZEL AF NİTELİĞİNDEDİR” İTİRAZI
İYİ Parti’nin anayasal itirazlarının merkezinde teklifin ceza ve infaz hukukunda meydana getireceği sonuçlar yer aldı. Şerhte, soruşturma ve kovuşturmaların beş veya on yıl ertelenmesi, belirlenen dönemde yeni bir terör suçu işlenmemesi durumunda kovuşturmaya yer olmadığı veya düşme kararı verilmesi gibi hükümler bulunduğu belirtildi.
Kesinleşmiş mahkûmiyetlerde cezanın infazının durdurulması ve erteleme süresi sonunda cezanın infaz edilmiş sayılmasının öngörüldüğü aktarılan şerhte, mahkûmiyet ve soruşturmalardan kaynaklanan hak yoksunluklarının kaldırılmasına yönelik düzenlemelere de dikkat çekildi.
İYİ Parti, “Bu sonuçlar olağan bir infaz düzenlemesi değil koşula bağlanmış özel af niteliğindedir.” görüşünü dile getirdi.
Anayasa’nın 87’nci maddesinde genel ve özel af ilanının TBMM üye tamsayısının beşte üç çoğunluğuna bağlandığı hatırlatılarak, “Kanunun adında af kelimesinin kullanılmaması düzenlemenin doğurduğu hukuki sonucu değiştirmez.” değerlendirmesi yapıldı.
YARGI BAĞIMSIZLIĞI VE EŞİTLİK İTİRAZI
Muhalefet şerhinde, teklif kapsamında oluşturulması öngörülen ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı ile bakanlar ve üst düzey yürütme görevlilerinden meydana geleceği belirtilen Kurulun yetkileri de eleştirildi.
Kurula yeni soruşturma açılması, erteleme kararlarının değerlendirilmesi ve hak yoksunluklarının kaldırılması süreçlerinde görev verilmesinin kuvvetler ayrılığı ve yargı bağımsızlığı açısından sorun oluşturduğu savunuldu.
Şerhte, “Yürütmenin ceza soruşturmasının başlatılıp başlatılmayacağına ve yargı kararlarının sonuçlarına yön vermesi Anayasanın 8’inci ve 9’uncu maddeleriyle bağdaşmaz.” ifadesine yer verildi.
Teklifin eşitlik ilkesi bakımından da sorun taşıdığı ileri sürüldü. Aynı suç tiplerinden mahkûm olan kişiler arasında mensup olunan örgüte göre farklı bir hukuki rejim kurulacağı iddia edilerek bunun Anayasa’nın kanun önünde eşitlik ilkesine aykırı olduğu savunuldu.
KOMİSYONUN 17 SAATLİK ÇALIŞMASINA TEPKİ
İYİ Parti, Adalet Komisyonundaki görüşmelerin yürütülme biçimine de itiraz etti. Muhalefet şerhinde komisyon görüşmelerinin 7 Ağustos 2026 saat 15.30’da başladığı ve yalnızca akşam yemeği için verilen 10 dakikalık aranın ardından 8 Ağustos saat 08.45 sıralarında sona erdiği belirtildi.
Yaklaşık 17 saat devam eden toplantının sağlıklı yasama faaliyetinin şartlarıyla bağdaşmadığı savunularak, milletvekillerinin uzun süreli uykusuzluk ve yorgunluk altında kapsamlı ceza hukuku düzenlemelerini değerlendirmek zorunda bırakıldığı ileri sürüldü.
İYİ Parti ayrıca yaklaşık 17 saat süren komisyon çalışmalarının ardından muhalefet şerhlerinin hazırlanması için yalnızca iki saat verilmesine tepki gösterdi. Şerhte, “Muhalefet şerhi, komisyon çoğunluğunun kararına karşı anayasal ve siyasal itirazların kayıt altına alındığı ciddi bir parlamento belgesidir.” denildi.
“ŞEHİT AİLELERİ VE GAZİLER DİNLENMELİYDİ”
Şerhte, Adalet, İçişleri, Dışişleri ve Millî Savunma bakanları ile Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri, Millî İstihbarat Teşkilatı Başkanı, hukukçular, Türkiye Barolar Birliği, şehit aileleri ve gazileri temsil eden kuruluşlar ile terörle mücadelede görev yapmış uzmanların komisyon çalışmalarına davet edilmesinin talep edildiği bildirildi.
İYİ Parti, teklifin hukuki, toplumsal ve güvenlik boyutlarının kapsamlı biçimde değerlendirilmesi için söz konusu kesimlerin görüşlerinin alınması gerektiğini savundu.
Şerhte, “Fail hakkında kurulacak istisnai ceza rejimini konuşurken mağduru dinlememek, yasama sürecinin vicdanî dengesini baştan bozmaktadır. Toplumsal bütünleşme iddiasındaki bir düzenlemenin ilk muhatapları arasında şehit aileleri ve gaziler bulunmalıdır.” ifadeleri kullanıldı.
İYİ Parti, teklifin Anayasa’nın Başlangıç hükümleri ile çok sayıda maddesine aykırılık taşıdığını ileri sürerken, kesinleşmiş terör mahkûmiyetleri bulunan hükümlülerin cezalarının infazına devam edilmesi gerektiğini savundu. Muhalefet şerhinde, “Şehitlerimizin hatırası, gazilerimizin fedakârlığı, mağdurların adalet hakkı ve Türkiye Cumhuriyeti Devletinin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü siyasi bir pazarlığın konusu yapılamaz.” denildi.
Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI
Tepkiniz Nedir?
Beğenmek
0
Beğenmemek
0
Aşk
0
Eğlenceli
0
Sinirli
0
Üzgün
0
Vay
0