O Eski Beykoz Şimdi Nerede?
Bu platformda yayımlanan köşe yazıları, yazarların kişisel görüşlerini yansıtır. www.beykozunsesi.com.tr, bu içeriklerden sorumlu tutulamaz.
O eski Beykoz’un izlerini sürmek, biraz vapur dumanında, biraz da çınar altındaki o derin sessizlikte saklıdır. İstanbul’un geri kalanına göre karakterini korumak için en çok direnen köşelerden biri olsa da, “o eski Beykoz” artık fiziksel mekânlardan ziyade hatıralarda yaşıyor.
Eski Beykoz’u özleyenler için o ruhun durakları genellikle şuralardır:
Paşabahçe ve Beykoz Cam Fabrikaları:
Beykoz demek; işçi sınıfının gururu, camın ateşi ve fabrikadan çıkan kalabalıkların yarattığı o canlı mahalle kültürü demekti. Fabrikalar sustuğunda, o eski Beykoz’un ritmi de biraz yavaşladı.
Küçüksu Çayırı:
Eskiden mesire denince akla gelen ilk yerdi. İstanbul’un her yerinden insanlar sandallarla gelir, piyasa yapılır, mısır kazanlarının buharı arasında şarkılar söylenirdi. Şimdi daha çok bir park olsa da, o eski neşesi hâlâ toprağında hissedilir.
Yalıköy’ün Balıkçı Tekneleri:
Kıyı şeridinde devasa yalıların değil, balıkçı barınaklarının ve her sabah taze palamut kokusunun hâkim olduğu zamanlar… O samimiyet, şimdilerde sadece ara sokaklardaki eski kahvehanelerde sürüyor.
Boğaz’ın Köy Havası:
Beykoz, Boğaz’ın içinde ama şehirden kopuk, kendi içine kapalı bir sahil kasabası gibiydi. Komşuluğun, “Beykozluluk” kimliğinin ve o meşhur Beykoz paçasının birleştirici gücü başkaydı.
Bugün Beykoz hâlâ yeşil, hâlâ Boğaz’ın en huzurlu hattı; ancak o eski doku, modernleşen sahil şeridi ve değişen demografiyle birlikte yerini daha çok bir nostaljiye bırakmış durumda.
Kaynak: Beykozun Sesi
Tepkiniz Nedir?
Beğenmek
0
Beğenmemek
0
Aşk
0
Eğlenceli
0
Sinirli
0
Üzgün
0
Vay
0