İki Kutup Arasında Sıkışan Boğaz’ın İncisi: Beykozlu Yeni Bir Yol Arıyor

Bu platformda yayımlanan köşe yazıları, yazarların kişisel görüşlerini yansıtır. www.beykozunsesi.com.tr, bu içeriklerden sorumlu tutulamaz.

1x
Temmuz 7, 2026 - 10:51
İki Kutup Arasında Sıkışan Boğaz’ın İncisi: Beykozlu Yeni Bir Yol Arıyor

Beykoz'da İki Kutuplu Siyasetin Gölgesi

İstanbul’un coğrafi olarak en şanslı, ancak kentsel hafıza ve aidiyet açısından en dertli ilçelerinden biridir Beykoz. Bir tarafı Karadeniz’in hırçın dalgalarına, diğer tarafı Boğaz’ın sakin sularına bakar. Tarihi boyunca fabrikalarıyla işçinin, ormanlarıyla doğanın, mahalle kültürüyle de samimiyetin kalesi olmuştur. Ancak ne zaman ki takvimler yerel seçimleri gösterse, Beykoz halkı kendini devasa bir siyasi mengenenin içinde bulur: Bir tarafta AK Parti, diğer tarafta CHP.

Yıllardır süregelen bu iki kutuplu siyaset senaryosu, artık Beykoz sokaklarında eski heyecanını yaratmıyor. Aksine, Paşabahçe’nin kahvehanelerinden Kavacık’ın plazalarına, Tokatköy’ün dik yokuşlarından köylere kadar yükselen ortak bir ses var: "Ne AK Parti, ne CHP; biz artık Beykoz’u gerçekten anlayan bir irade görmek istiyoruz."

Kronikleşen Sorunlar ve Değişmeyen Vaatler

Beykoz’un sorunları aslında sır değil. Yıllardır çözülemeyen imar ve mülkiyet problemleri, "2B" arazileri üzerinden yapılan tartışmalar, kentsel dönüşümün yarattığı mahalleliyi yerinden etme korkusu ve ilçenin ekonomik olarak bir türlü kendi ayakları üzerinde duramaması…

Seçmen, her seçim döneminde aynı projelerin süslenip püslenip önüne getirilmesinden yoruldu.

AK Parti Döneminin Artıları ve Eleştirileri

AK Parti dönemi; büyük altyapı projeleri ve merkezi yönetimin gücüyle övünürken, yerel halkın tapu ve kentsel dönüşüm konusundaki tedirginliklerini tam anlamıyla gideremedi. Beykozlu, kendi mahallesinde "kiracı" veya "yabancı" konumuna düşme korkusunu bir türlü aşamadı.

CHP Döneminin Beklentileri ve Gerçekleri

CHP dönemi ise; "değişim" ve "halkçı belediyecilik" sloganlarıyla umut tazelemeye çalışsa da, bürokratik tıkanıklıklar, vaatlerin sahaya yansımaması ve Beykoz’un muhafazakar-milliyetçi damarıyla tam olarak doku uyumu yakalayamaması nedeniyle beklentilerin altında kaldı.

Sonuç? Bir tarafta geçmişin yükünü taşıyan, diğer tarafta geleceğe dair somut güven veremeyen iki büyük yapı. Ve bu iki yapının arasında, her seçimde adeta "cekteki keklik" muamelesi görmekten bıkan Beykoz halkı.

Beykoz'un Kimlik Mücadelesi ve Siyasi İthalata Tepki

Beykozlu seçmenin en büyük kırgınlıklarından biri de ilçenin siyasi bir "laboratuvar" veya "ödül" gibi görülmesidir. İlçenin dinamiklerini, mahallelerin komşuluk ilişkilerini, Beykozspor’un taraftarının ne hissettiğini bilmeyen, Beykoz’un tozunu yutmamış "ithal adaylar" veya yukarıdan aşağıya dikte edilen siyasi figürler, artık bu ilçede ters tepiyor.

Beykoz halkı, belediye binasının kapısından girdiğinde partisinin amblemine değil, Beykoz’un çıkarına bakacak bir yönetim istiyor. AK Parti’nin merkeziyetçi refleksleri ile CHP’nin kendi iç çekişmeleri arasında ezilen yerel vizyon, Beykoz’u İstanbul’un diğer ilçelerine kıyasla geride bırakıyor. Gençler istihdam yetersizliğinden ilçeyi terk ederken, turizm potansiyeli sadece birkaç sahil kafesine sıkışmış durumdayken, iki büyük partinin kısır çekişmeleri halka sadece zaman kaybettiriyor.

Üçüncü Yolun Ayak Sesleri: Beykoz'da Yeni Bir Paradigma

Bugün gelinen noktada Beykoz, ideolojik körlüklerden sıyrılmış bir seçmen profiline evriliyor. Seçmen artık tabelaya değil, liyakate, samimiyete ve en önemlisi Beykozluluk bilincine oy vermek istiyor. İki partinin de yarattığı kutuplaşma iklimi, yerel hizmetin önündeki en büyük engel olarak görülüyor.

Beykoz Halkı Nasıl Bir Yönetim İstiyor?

Beykozlu ne mi görmek istiyor?

Siyasi kavgalardan uzak, tamamen ilçenin imar planlarına odaklanmış bir belediyecilik.

Doğayı ve yeşili korurken, Beykoz’un gençlerine iş imkanı yaratacak vizyoner projeler.

Ankara’dan ya da Saraçhane’den talimat alan değil, gücünü Beykoz’un sokaklarından alan bir başkan.

Beykoz Değişime Hazır mı?

Eğer iki büyük parti, "nasıl olsa bize oy vermek zorundalar" kibriyle hareket etmeye devam ederse, Beykoz yerel seçimlerde büyük bir sürprize imza atmaya en gebe ilçelerin başında geliyor. Çünkü Beykoz halkı artık sadece bir belediye başkanı seçmek istemiyor; kendi geleceğini, mahallesini ve geçmişini koruyacak adil bir yönetim arıyor.

Beykozlu artık ne AK Parti’nin vaat sarmalına ne de CHP’nin muhalefet sığınağına sığabiliyor. Boğaz’ın bu kadim ilçesi, kendi kaderini eline alacak, iki bloka da meydan okuyacak "üçüncü ve yerel bir yolu" özlemle bekliyor. Siyaset tahlilcilerinin gözden kaçırdığı şey şu: Beykoz’da dip dalga çoktan başladı ve bu dalga, ezberleri bozacak güçte.

Kaynak: Beykozun Sesi

Tepkiniz Nedir?

Beğenmek Beğenmek 1
Beğenmemek Beğenmemek 0
Aşk Aşk 0
Eğlenceli Eğlenceli 0
Sinirli Sinirli 0
Üzgün Üzgün 0
Vay Vay 0