Aşk Yazarı Mustafa Çifci: “En Mutlu Aile Zamanı, Kimsenin Evden Ayrılmadığı Zamandır”

Bu platformda yayımlanan köşe yazıları, yazarların kişisel görüşlerini yansıtır. www.beykozunsesi.com.tr, bu içeriklerden sorumlu tutulamaz.

1x
Kasım 5, 2025 - 13:35
Mayıs 26, 2026 - 11:13
Aşk Yazarı Mustafa Çifci: “En Mutlu Aile Zamanı, Kimsenin Evden Ayrılmadığı Zamandır”

Aşk temalı eserleriyle tanınan Mustafa Çifci, “En Mutlu Aile Zamanı” başlıklı yazısında, aile içi sevgi, birliktelik ve özlemin insan hayatındaki en kalıcı değerler olduğunu dile getirdi. Çifci, insanın en mutlu olduğu dönemin, ailenin dağılmadığı, herkesin aynı sofrada buluştuğu zamanlar olduğunu belirtti.

“Mutluluk, Huzur Demektir”
Çifci, yazısında annesinin “Geride sadece güzel şeyler kalacak, en büyük değer ailedir.” sözleriyle aile huzurunun önemine vurgu yaptı. Ailesiyle paylaştığı akşam sofralarını hayatının en kıymetli anları olarak niteleyen yazar, “Şimdi her şeyim var; ama tercihim istense o gecenin huzurunu her şeye değişirim.” ifadeleriyle duygularını paylaştı.

Aile Değerleri ve Değişim
Yazar, zamanla aileye yeni yüzlerin katılmasıyla ilişkilerdeki denge ve duygusal yapının değiştiğini anlattı. Evlilik, miras, maddi kazanç gibi etkenlerin aile bağlarını nasıl etkilediğini irdeleyen Çifci, “Miras aileyi dağıtabilir, huzuru yok edebilir.” diyerek paranın insan ilişkileri üzerindeki dönüştürücü gücüne dikkat çekti.

“Mutlu Aile En Büyük Başarıdır”
Çifci, mutluluğun paylaşarak büyüyen bir duygu olduğunu ifade ederek, “En büyük hazinemiz, mutlu ailemizdir. En büyük başarımız mutlu aileyi yaratabilmektir.” sözleriyle yazısını noktaladı. Anne ve babanın vefatıyla aile yapısının değiştiğini dile getiren yazar, öz ailenin yerini hiçbir bağın tutamayacağını belirtti.

Duygusal Bir Hatırlatma
Yazının sonunda içsel bir yalnızlık duygusuna yer veren Çifci, “Bazen ansızın duygulanırım… Sığamam evlere, kalbimin hızı göğsümü ağrıtır.” sözleriyle, geçmişe ve kaybolan aile sıcaklığına duyduğu özlemi dile getirdi.

 
İnsanın en mutlu olduğu aile zamanı hangi dönemdir?
En mutlu aile zamanı,
Evden kimsenin ayrılmadan
Hesaplar bölünmeden, paranın ortak olduğu,
Alışverişlerin ortak yapılıp aynı sofrada birlikte olunan zamanlardır…
Ve bazı anların tarifi yoktur; tüm ailenin bir yemek masasında buluşup
Neşe içinde yemek yemeleri gibi yaşanmadan anlatılamaz.
Askerden dönen bir çocuğun yaşattığı o gurur,
Elindeki kınasıyla evlenip ayrılan kızın garip hüznü,
Uzun zaman aradan sonra evine dönen bir baba ya da annenin
Çocuklarına sarılışındaki o sevginin, o mutluluğun tarifi…
Var mı?
Yok!
*
“Bizi biz yapan duygularımızdır”, demişti bir akşam yemeğinde annem,
“Geride sadece güzel şeyler kalacak, her şey değişecek,
Mutluluk, huzur demektir…
Mutlu yaşamalı ve birlikte yaşadıklarını da mutlu etmelisin
Bak aynı sofradayız;
Baban,
Ben,
Kız kardeşin,
Ağabeyin,
Bundan daha iyisi olur mu?
Bunun kıymetini bil, en büyük değer ailedir.”
*
O güzel günlerden bu yana aradan yıllar geçti…
Parasızlık içinde geçen yıllarımdı…
Dolmuşa para vermemek için yürüdüğüm uzun yollar,
Bakkaldan yarım aldığım ekmeğim…
Şimdi her şeyim var;
Param, pulum, evim, arabam…
Tercih yapmam istense,
Bütün bunları hiç düşünmeden
O gecenin sofrasına tercih ederim
Hem de hiç düşünmeden, her şeyimi o gecenin huzuruyla değişirim…
Çünkü öz aile; anne, baba, kardeştir.
Öz aile, kişinin öz yurdudur.
Eşten ayrılıp kopabilirsiniz ama öz ailenin mezarları bile aynı yerdedir.
*
Evlilikle beraber aileye yeni yüzler girer,
Yeni yüzler yeni ilişkileri, mutlulukları ve mutsuzlukları getirirler
Kimi sevgiler bölünür, kimi sevgiler biter, iç çatışmalar başlar
O güne kadar alışılmış davranışların kimisi korunur, kimisi hiçe sayılır.
Bazıları üzülür, bazıları yön değiştirir!  
Çok iyi bilirim ki,
Başarımıza en çok sevinen öz ailemizdir,
Derdimize en çok üzülen yine annemiz, babamız, kardeşimizdir…
Bizim aileye de sonradan katılan yeni yüzlerle değişmişti birçok şey,
Bundan sonra özlemini çektiğim o birlikteliği hiçbir zaman göremeyeceğim, bunu biliyorum...
Sadece “bizim olan, sadece biz” olan o ailemiz olmayacak artık. 
Şu da çok doğrudur: kimi anların kıymeti içinde yaşanırken tam bilinmiyor,
Bazı değerler yitirildiğinde anlaşılıyor…
*
Mutluluk tek başına yaratılan bir şey değil.
Önce insanın yüreğinde yeşermesi gerekiyor.
Bu da yeterli gelmez, yeşeren mutluluk ağacının
Dal atması, çiçek açması, kokusunun etrafa dağılması gerekiyor.
*
Bir gerçek daha var;
Zamanla her insan değişebilir; bugün iyi olan yarın kötü olabilir
Örneğin miras işleri son derece hassas bir konudur,
Yüklü miras kaldığında ve birileri haksız bir durum olduğunu düşündüğü an,
Aile sevgisi zarar görür.
Miras aileyi dağıtabilir, huzuru yok edebilir.
Paranın insanları birbirinden uzaklaştırıp yakınlaştırma gücü vardır
Para; insanları birbirinden soğutabilir, yeni ilişkiler doğurabilir!
İnsanlardan uzaklaşmak insanı yalnızlığa sürükler…
Ve yalnız kalmış insan, toplumdan kopmuş insandır.
En büyük hazinemiz, mutlu ailemizdir.
En büyük başarımız mutlu aileyi yaratabilmektir.
Ve bir gün geriye baktığında tek göreceğin mutlu ailendir…
Ve öz ailemizde değişim olduğunda,
Anne- baba vefatından sonra,
Onlar için ne ben aynı kalacağım, ne de başkaları…
Çünkü anne- baba vefat edince,
Her şey değişiyor, her şey!
*
Bazen ansızın duygulanırım.
İçim dışım bir hoş olur. Sığamam evlere, kalbimin hızı göğsümü ağrıtır.
Kendime gelmem zaman alır; ya tek başına uzun yollarda yürümem, ya da yalnız bir parkın en dip köşesindeki bankta saatlerce oturmam gerekir…
Saatlerce ve tek başına…
Gün batımından gün doğana kadar

Kaynak: Beykozun Sesi

Tepkiniz Nedir?

Beğenmek Beğenmek 0
Beğenmemek Beğenmemek 0
Aşk Aşk 0
Eğlenceli Eğlenceli 0
Sinirli Sinirli 0
Üzgün Üzgün 0
Vay Vay 0