Particilik Körlüğü ve Beykoz’un Makus Talihi: Murat Aydın’dan Ekrem İmamoğlu’na Değişmeyen "İthal" Siyaset

Bu platformda yayımlanan köşe yazıları, yazarların kişisel görüşlerini yansıtır. www.beykozunsesi.com.tr, bu içeriklerden sorumlu tutulamaz.

1x
Haziran 17, 2026 - 20:34
Particilik Körlüğü ve Beykoz’un Makus Talihi: Murat Aydın’dan Ekrem İmamoğlu’na Değişmeyen "İthal" Siyaset

Bir kentin hafızası, o kentin sokaklarını adımlayan, esnafıyla selamlaşan, derdiyle dertlenen insanlarla örülür. Ancak İstanbul’un en köklü, en karakteristik ilçelerinden biri olan Beykoz, uzunca bir süredir yukarıdan aşağıya dizayn edilen, yerel dinamikleri hiçe sayan bir siyasi mühendisliğin kuşatması altında. Siyasetin logoları, renkleri ve aktörleri değişiyor; fakat Beykoz halkının iradesine ipotek koyma hevesi ne yazık ki hiç değişmiyor.

İlk Perde: Murat Aydın ve Beykoz’a Dışarıdan Dayatılan Yönetim Anlayışı

Bu çarpık düzenin ilk büyük perdesini dün AK Parti ikliminde izlemiştik. Beykoz’un sosyolojisine, geçmişine ve insanına tamamen yabancı bir isim olan Murat Aydın, yukarılardan verilen bir kararla dışarıdan getirilip Beykoz’a Belediye Başkanı yapıldı. İlçenin öz evlatları, yetişmiş insan kaynağı ve yerel hafızası yok sayıldı; adeta "Siz kendi kendinizi yönetemezsiniz, size dışarıdan bir akıl lazım" denildi.

İkinci Perde: CHP’de Devam Eden Aynı Siyasi Mühendislik

Bugün ise aynı filmin ikinci perdesini, farklı bir siyasi ambalajla CHP çatısı altında izliyoruz. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, adeta AK Parti’nin o dönemki hatasını kopyalayarak, kendi kalesi olarak gördüğü Beylikdüzü’nden isimleri "atama" yöntemiyle Beykoz’a taşıdı.

Beylikdüzü’nden Beykoz’a Taşınan Siyaset

İşte bu ithal siyaset mantığının son ve en ibretlik ürünü de CHP Meclis Üyesi Özlem Hanım oldu.

Beykoz halkının ulaşım çilesini, feribot hatlarının ilçenin yaşam damarı olduğunu idrak edemeyecek kadar bu topraklara yabancı olan Özlem Hanım, hatırlanacağı üzere "Feribotun kalkması benim için önemli değil" diyebilecek bir fütursuzluk sergilemişti.

Feribot Tartışması ve Siyasi Tutarsızlık

Ancak rüzgar dönüp de menfaat haritaları değişince, aynı isim apar topar AK Parti saflarına katıldı. Dün kendisini Beykoz’a atayan Ekrem İmamoğlu’nu ve savunduğu çizgiyi bir kalemde inkar eden Özlem Hanım, bugün AK Parti’nin vekil başkanlığı koltuğuna göz dikerek "Feribotu ben getireceğim, masraflarını da ben karşılayacağım" tutarsızlığıyla sahne alıyor.

Bu trajikomik tablo karşısında sormak gerekiyor:

Ne Değişti?

Ne değişti? Dün Beykoz halkının menfaati için "önemsiz" olan bir mesele, bugün hangi şahsi ikbal kapısını açmak için bu denli elzem hale geldi?

Kaybeden Partiler Değil, Beykoz Halkı

Asıl acı olan şudur ki; bu kirli çark dönerken olan ne CHP’ye oluyor ne de AK Parti’ye. Olan, her defasında umutları sömürülen, vergileriyle, oylarıyla bu ilçeyi ayakta tutan Beykoz halkına oluyor.

Partiler kendi içlerindeki güç savaşlarını Beykoz üzerinden yürütüyor, yukarısı istiyor diye ithal edilen figürler ilk dönemeçte kendi geçmişlerini dahi inkar edebilecek bir ilkesizlik sergiliyor. Siyasetçiler için Beykoz sadece harita üzerinde kazanılması gereken bir lojistik üs; fakat burada yaşayanlar için bir ömür, bir gelecek.

Çözüm: Parti Kimliklerinden Önce Beykoz Kimliği

Bu kısır döngüyü kırmanın tek bir yolu var: Kişi ve parti sevdalarından vazgeçmek. "Bizim partinin ithal adayı iyidir, öbürününki kötüdür" körlüğünden sıyrılmadığımız, liderlerin iki dudağı arasından çıkan atamalara alkış tutmayı bırakmadığımız sürece bu ilkesizlik tiyatrosu bitmeyecektir.

Beykoz Ortak Paydasında Buluşmak

Ne zaman ki Beykoz halkı partizanlığı bir kenara koyup Beykoz ortak paydasında buluşur, gerçekleri görür ve "Bizi ancak bu ilçenin çilesini çeken, bizi anlayan öz evlatlarımız yönetebilir" diyerek iradesine sahip çıkarsa, işte o zaman bu ithal siyaset kumpasları çökecek ve asıl o zaman Beykoz kazanacaktır.

Kaynak: Beykozun Sesi

Tepkiniz Nedir?

Beğenmek Beğenmek 1
Beğenmemek Beğenmemek 0
Aşk Aşk 0
Eğlenceli Eğlenceli 0
Sinirli Sinirli 0
Üzgün Üzgün 0
Vay Vay 0